Hepimizin başından geçmiş insani bir deneydir; bir şeyi,bir dönemi,olayı,insanı,ilişkiyi ya da güzelliği ölçüsüz hisseder,duyar,yaşarız. Ancak zamanla kimi kez farkında da olmadan,egemen olamadığımız,kontrol edemediğimiz nedenlerle, o doyasıya yaşadıklarımızdan uzaklaşır ve onları yitiririz. Ve zamanla yitirdiklerimizi ilişkin şu duygu egemen hale gelir; kendileri artık yitip gitmiştir, bir tek yüreğimiz ve ruhumuzda onların kıpırdayan gölgeleri,silikleşen sesleri ve belirsiz renkleri kalmıştır. Yani, yeniden zamanı geldiğinde “yitik bir zamanın peşine” düşebilmek için zorunlu olan şeyler yürek ve ruhumuzun gizli köşelerinde kalmıştır artık...