"...aklına nana’nın bir keresinde söylediği şey geldi. her bir kar tanesinin, dünyanın bir yerinde haksızlığa uğrayan bir kadının ağzından dökülen bir ‘ah’ olduğu… bütün bu iç geçirmeler gökyüzüne yükseliyor, bulutlar halinde toplanıyor, sonra minicik parçalara bölünüp, sessizce aşağıya, insanların üzerine yağıyordu. bütün bunlar, bizim gibi kadınların neler çektiğinin göstergesi demişti… başımıza gelen her şeye nasıl da sessizce katlandığımızın…”
"Pusulanın hep kuzeyi gösteren ibresi gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da daima, bir kadını gösterir. her zaman. bunu hiç unutma meryem….seninle benim gibi kadınlara"