"Yavaşlık ile anımsama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır. Gözümüzün önüne en sıradan bir durum getirelim: Bir adam sokakta yürüyor. Birden bir şey anımsamak istiyor, ama anı uzaklaşıyor. O anda, kendiliğinden yürüyüşünü yavaşlatıyor. Buna karşılık, az önce yaşadığı kötü bir olayı unutmaya çalışan insan, hala çok yakınında olan zamanda, sanki bulunduğu yerden hemen uzaklaşmak istiyormuş gibi elinde olmadan yürüyüşünü hızlandırır.
Varoluşun matematiğinde bu deneyim iki temel denklem biçimine girer: Yavaşlığın derecesi anının yoğunluğuyla doğru orantılıdır; hızın derecesi unutmanın yoğunluğuyla doğru orantılıdır."
"Bir zaman parçasına biçimin damgasını vurmak, güzellik'in, ama aynı zamanda belleğin zorunluluğudur. Çünkü şekilsiz olan şey kavranılamaz, bellekte tutulamaz."
"Düşüncelerini yayınlayan kişi başkalarını kendi gerçekliğine inandırmak, onları etkilemek ve böylece dünyayı değiştirmek isteyenlerin rolünü üstlenmek tehlikesini göze alır aslında. Dünyayı değiştirmek! Pontevin'e göre, korkunç bir niyet! Dünya bu haliyle mükemmel olduğu için değil kuşkusuz, ama her değişiklik kaçınılmaz olarak daha kötüsünü yarattığı için. Öte yandan ve daha bencil bir açıdan, günışığına çıkartılan her düşünce günün birinde sahibinin aleyhine döneceği ve onun düşünürken eriştiği hazzı elinden alacağı için."
"Hiçbir şey çökmez. Dünya da çökmez. Yaşam hiç durmaz. Çöken şey sevdiklerimize, ideolojilerimize, kendimize dair fantezilerimizdir.
Hayalleri yıkılan birinin, -ne yani her şey yalan mıydı? diye telaşlanmasına gerek yoktur. Yalandı. Gerçek şu ki, hala yeni bir 'deste' açabiliriz."
-Agah Aydın