"Roman kişilerinin bir zamanlar gerçekten yaşamış olduklarına okuyucuyu inandırmaya çalışmak yazar açısından anlamsız bir çabadır. Ana rahminden çıkmamıştır roman kişileri; şu ya da bu sözcüğün itici gücünden ya da temel bir durumdan doğmuşlardır. Tomas, 'Einmal ist keinmal' deyişinden doğmuştu. Tereza ise karın gurultusundan doğdu."
"Tereza'nın, arkadaşı Z.yi değil de kendisini sevmiş olmasının sadece şans eseri olduğunu şimdi iyice anlıyordu. Tomas'a duyduğu, birleşmeyle sonuçlanan aşkının dışında, olasıklar düzleminde, öteki erkeklere yönelik sonsuz sayıda birleşmeye dönüşmemiş aşk vardı."