Zamanın insanı uyuşturma etkisi vardı sanki. Zamanla gelen her şeyi kabulleniyor ve bir zamanlar olduğunuz kişiden, gençlikten, sahip olduklarınızdan yavaşça uzaklaşarak şu an sahip olduğunuz kişiyi benimsiyor ve sanki böyle doğmuş gibi hissediyorsunuz.
Duasız üşürdü yürekler. Bir dua edeni olmalıydı insanın bir de dua ettiği. Bilemezdik hangi kırık gönlün duasıydı karanlıkları aydınlatan, umulmadık kapıları açan. Nasıl güzel diyordu derviş: “Bilemezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan.”