Nihan

İnsanın kendi öz inançlarını saklayabileceği, onları açığa vurmaması gerektiği, bunun tehlikeli bir iş olduğu, ülkemizde, hala geçerli bir düşünce tarzıdır.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Chen'in daha somut ifadesiyle ümmet bir tesanüt yaratıcısıdır. Fakat işbirliği yaratıcısı değildir.
(...), İslam toplumunlarında tüzel kişiliğe hiçbir zaman Roma'da tanındığı kadar geniş bir örgütlenme, meşruiyet ve hareket serbestisi tanınmamış olmasıdır.
Bürokratik ilkenin toplumsal yapı bakımından sonuçlarının tam olarak belirmesi için Osmanlı İmparatorluğu'nun ortaya çıkışını beklememiz gerekir.
İslami inancın bu yapısal-pekiştirici rolü dolayısıyladır ki İslam dininden -az da olsa- ayrılanlar İslam devletinin dışında kalırlar. Bunlar bir anda hem zındık hem toplum dışı ve hem de devlet dışı kişiler olurlar. İslam'ın kendinden ayrılma eğilimi gösteren küçük dinsel grupların ihaneti üzerinde bu kadar sert bir şekilde durmuş olması, her dinsel grubun, potansiyel olarak yeni bir devlet kurma tehlikesi getirmesindendir.