Sevdiğini söylediği bir kadını öldürmek. Hayatını aydınlatan birini ortadan kaldırmak bir çelişkiydi ama yine de bunlar her gün meydana geliyordu. Aşkın drama dönüşmesi sık rastlanılan bir şeydi. Ölen tarafsa hep kadınlardı. Kullanılan, sömürülen, yalnız bırakılan ve mahkûm edilen kadınlar. Seninle ilgilenen birinin yüzüne büründüğünde kötüyü tanımak, maskesini çıkarmak zordu. Aşk değildi bu. Sahip olma, kontrol etme ihtiyacıydı.
Onu daha çok ilgilendirenler tanımlanamayan detaylardı, çünkü ne tür olursa olsun, bir suçun adım adım, bilinçli ya da bilinçsiz daima önce akılda işleneceğini biliyordu.