"Köylüler, yüzlerce yıldır başka bir şey bilmiyordu ki; her zaman küçümsenmiş, aldatılmış ve emekleri sömürülmüştü. Her gelen yeni kişiye kuşkuyla bakıyorlardı. Ruhlarında kıskançlık ve hasetlik vardı, dışarıdan bakıldığında ise saftılar. Uzun yıllardır yaşadıkları esaret ve aşağılanma, halkın ruhunu bozmuştu. Herkes kandırılmamak için başkalarını kandırmaya çalışıyordu."
"Beyler, en azından kendinize karşı dürüst olun. Herkes elini vicdanına koysun, hayatına ve yaptıklarına bir baksın. Hayatta neyi iyileştirdiniz ya da iyileştiriyorsunuz? Çevremizde, kötü koşullar altında koskoca bir halk yaşamıyor mu? Kim bu insanlar? Halkımız. Sizce burada kimin suçu var?"
"Her eğitimli insan, ne olursa olsun -doktor hakim, memur, mühendis, avukat veya katip- canlı bir fenerdir ve her fener, konan yeri aydınlatmalıdır; gerek ana caddeyi veya küçük sokağı, gerekse büyük meydanı veya şehrin dışındaki yolu."