İlk başlarda biraz sıkılabilirsiniz, roman-öykü olarak değil de kısa hikaye tarzında. Herkesin aksine ben bayılmadım, tatlı çıtır çerezlik bir kitap olduğunu düşünüyorum. Hepsiburada da denk gelip almıştım. Sürükleyici olmadı benim için, ara ara elime alıp okudum. Son 100-150 sayfasını bir oturuşta bitirdim. Sonu tatlı bir şekilde bitiyor. İsimsiz bir kişinin ve eylülün hikayesini anlatıyor. Kitabın içerisinde goldfield sendromundan bahsediyor.
Kesinlikle okunulmalı. Farklı dinlerdende biraz biraz bahsediyor. Hikayeye perinin hayatını dinlemekle başlıyoruz. Genel onun çerçevesinde yaşadıklarını okuyoruz.
Kitabı beğendim. Kapağına aldanıp konusunun aşk, dram , romantizm olacağını düşünmüştüm. Kitapta Ella-Aziz’in yaşantılarından ve Mevlana-Sufinin yaşantılarından bahsediyor. Kesinlikle herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum.