Fakat dediğim gibi acı korkaktır, üstüne gelen yaşama arzusunun karşısında hemen sinip kaçıverir, belli ki bu arzu da ruhun ölümcül bir acı içinde kıvrandığı zamanlar insana daha güçlü bir şekilde tutunuyor.
Onun kendini banka bırakışı tıpkı bir taşın suya düşmesi ve dibe batana dek durmadan daha derine sürüklenmesi gibiydi. Daha önce bitkinlik ve umutsuzluğu böyle ete kemiğe bürünmüş bir halde görmemiştim.