Öncelikle incelememe şu şekilde başlayayım. Herkes çocuk kitabı olarak düşünmüş ama bence çocuk kitabı değil düşünmeyi gerektiren, Küçük Prens tadında, felsefik bir kitap. Ama herkese tavsiye edeceğim bir kitap ki serinin kalanlarını da uzatmadan okuyacağım diyeyim ve incelememe kitap konusu ile devam edeyim. Kitapta en baskın konu kişinin bir BEN'e sahip olması, bu BEN'i iyi tanıması. Ve bunu Filozof ile aylaklıktan Çaylaklığa geçen Çaylak'ın soru cevap şeklindeki sohbetleri ile kitap boyunca görüyoruz. Sayfaları çeviriyorsun ve aaa evet ne kadar da doğru diyorsun her cümlede. Farklı bakış açıları, metaforlar, örneklerle o kadar sürükleyici bir kitap ki bir günde hemen bitiverir ama ben biraz yayarak okudum günlere. Kitapta dedim örneklerle anlatıyor. Bu konuda kitapta yer alan şu bölüm çok hoşuma gitti. " Filozof'un en iyi taraflarından biri, en anlaşılmaz konuları bile türlü acayip örneklerle anlatabilmesiydi.'ÖRNEKLER DÜRBÜN GİBİDİR.' derdi. Onları 'aklının gözleri' önüne tutabilirsen, anlamakta en çok zorlandığın şeyleri bile kolaylıkla anlayabilirsin. " Örnek vermenin anlamaya olan katkısını bile güzel bir benzetme ile anlatıyor kitap düşünün. Bir de özellikle Prokrustes'in Paslı Karyolası metaforu var ki o kadar beğendim ki ama bundan bahsetmeyeceğim ya kitabı okuyarak ya da araştırarak sizler öğrenin. Sizlere araştırma fırsatı sunmuş olayım. Metaforun ana düşüncesinden bahsedeyim ama. Bu metafor insanları zorla kendi istediği şekle sokmaya çalışanların metaforudur. Oysaki biz her birimiz ayrı bir değerde farklı bireyiz. Aynı kalıpta, aynı düşüncede, aynı şekilde olmamız mümkün mü? Değil tabiki. Okuyacak olanlara iyi okumalar dilerim.
Filozof'un en iyi taraflarından biri, en anlaşılmaz konuları bile türlü acayip örneklerle anlatabilmesiydi. "ÖRNEKLER DÜRBÜN GİBİDİR." derdi. Onları 'aklının gözleri' önüne tutabilirsen, anlamakta en çok zorlandığın şeyleri bile kolaylıkla anlayabilirsin.
"Eğer kim olduğun hakkında düşünmezsen bunu senin yerine başkaları yapar! Eğer kim olduğuna dair gerçekten sağlam bir cevabın yoksa, başkalarının eline tutuşturduğu cevaplarla yetinirsin!"