“Aşk tek bir anda sonsuzu yaşamanın; kendini daha önce hiç görmediğin gibi görmenin, bu gördüğün şeyin önceki özalgılarından ve özyanılsamalarından çok daha anlamlı olduğunu anlamanın yoluydu.
Parklar köpek gezdirmek için en yaygın kullanılan yerlerdi. Tam olarak doğal olmasına müsaade edilmeyen bir doğa parçası. Tıpkı köpeklerin müdahale edilmiş kurtlar olması gibi parklar da müdahale edilmiş ormanlardı. İnsanlar ikisini de severdi ve sevgilerinin sebebi büyük ihtimalle, nasıl desem kendilerinin de müdahale edilmiş olmasıydı. Ama çiçekler güzeldi. Çiçekler aşktan sonra, Dünya gezegeninin çıkardığı en iyi işti.
“Yerinde durmadı ki hiç hayat, o dursa ben durmadım. Ne zaman “evimdeyim” hissi peyda olsa içimde, ani bir manevrayla başka bir yöne saptı hikâye. Sonrası bilindik mevzular, hadi bakalım, ev bininci kez kutulara dolduruldu, tekerleklerin üzerine yüklendi, başka bir yere taşındı. Eve yürüdüğüm yol değişti biteviye. Yatağım değişti, yatağa sırtüstü uzandığımda baktığım tavan. Pencereden görünen ağaç. Ekmek ve yoğurt aldığım bakkal.”