İstedikleri kadar alay etsinler, istedikleri kadar dalga geçsinlerdi. İnceltilmiş bir ağaç tabakasına oyulmuş bir grup insan figüründen ötesi değildik hiçbirimiz.
Tesadüfen verdiğiniz bir tepkinin kimi nasıl etkileyeceği belli olmuyor işte. Aksine birisini etkilemek için özenle sarf edilen emekler çoğunlukla boşa çıkıyor. Yağcılığın şanstan daha fazla işe yaradığı bir meseleyle şimdiye kadar hiç karşılaşmadım.
Yalnızca bir başkasını daha kendi seviyelerine indirmenin verdiği hazla coşmakla kalmıyorlar, düşene bir tekme daha savurup aynı aşağılık seviyede olmalarına rağmen, sahip oldukları acıya dayanma yeteneğinin verdiği özgüvenle tatmin olmayı da başarıyorlardı.