Dilara KARASU

Dilara KARASU
Beklenti Nora kendini kabullenmekte başından beri zorlanmıştı. Kendini yetersiz hissetmediği bir zamanı hatırlamıyordu. Annesiyle babası da güvensiz insanlar oldukları için, bu hissi körüklemişlerdi. Bu kez kendini bütünüyle kabullenmenin nasıl bir şey olacağını hayal etti. Yaptığı bütün hataları. Vücudundaki bütün lekelerle izleri. Ulaşamadığı bütün hayalleri ve bütün acılarını. Bastırdığı bütün arzu ve istekleri. Her şeyi kabullendiğini hayal etti. Doğayı kabullendiği gibi. Bir buzulu, kutup martısını, denizde sıçrayan bir balinayı kabullendiği gibi. Kendini doğadaki muhteşem garipliklerden biri olarak gördüğünü hayal etti. Elinden geleni yapan duyarlı bir hayvan gibi. Böyle böyle, özgür olmanın nasıl bir şey olduğunu hayal etti.
Sayfa 141·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Küçüklüğünde zorbalığa uğrayan Geoff çok geçmeden bütün zorbalara hadlerini bildirecek kadar iriyarı bir erkeğe dönüşmüştü. Çok çalışıp futbolda ve gülle atmada, özellikle de ragbide iyi olduğunu kanıtlamıştı. Bedford Blues genç takımında oynayıp yıldız oyuncu olmuş, çapraz bağ yırtılması elini kolunu bağlayıncaya kadar bir süre başarıyı tatmıştı. Sonra da beden öğretmeni olup evrene duyduğu öfkeyle içi içini yiyerek bir yaşam sürdürmüştü. Öteden beri seyahat etmenin hayalini kurmuş ama National Geographic aboneliğinin ve zaman zaman Kiklad Adaları’nda bir yerlere gitmenin dışında onu da pek becerememişti; Nora onu Nakşa Adası’nda, gün batınımda Apollo Tapınağı’nın fotoğrafını çekerken hatırlıyordu. Ama belki de bütün hayatlar böyleydi. Görünüşte en yoğun ve yaşamaya değer hayatları yaşayanlar bile en nihayetinde kendilerini böyle hissediyorlardı belki. Dönümler boyu hayal kırıklığı, tekdüzelik, acı ve rekabetin içinde tek tük birkaç mucize ve güzellik vardı. Belki de hayatın anlamı bundan ibaretti. Kendine tanıklık eden bir dünya gibi olmak. Nora’nın ve abisinin anne babasını mutsuz eden şey başaramamak değil, başarılı olma beklentisiydi belki. Hiç bilemiyordu cidden. Ama o teknede bir şeyin farkına vardı. Annesiyle babasını zannettiğinden çok daha fazla seviyordu ve Nora o an ikisini de sonsuza kadar affetti.
Sayfa 135·Kitabı okudu
kök yaşamındaki sorun biraz da o yaşamdaki hareketsizlikti belki. Nora o yaşamda artık sıradanlığın ve hayal kırıklığının, kaderi olduğunu düşünmeye başlamıştı. Nora başından beri nesiller boyu yankılanan pişmanlıkların ve yıkılmış umutların olduğu uzun bir geçmişin devamı olduğunu hissetmişti zaten.
Sayfa 133·Kitabı okudu
Bir yerde uzun zaman kaldığınızda, dünyanın ne kadar büyük ve uçsuz bucaksız olduğunu unutuyordunuz. O enlem ve boylamların uzunluğunu algılayamıyordunuz. Kendi içimizdeki uçsuz bucaksızlığı da algdayamadığımız gibi, diye düşündü Nora. Ama o uçsuz bucaksızlığı hissettiğiniz, bir şey onu ortaya çıkardığı anda umut beliriyor ve isteseniz de, istemeseniz de, kayalara yapışan likenlerin inatçılığıyla size yapışıyordu.
Sayfa 132·Kitabı okudu
Ash sosyal medyada iletişim kurdukça yalnızlaştığımız inancındaydı. “Bu yüzden artık herkes birbirinden nefret ediyor,” diyerek fikrini belirtmişti. “Çünkü arkadaşları olmayan arkadaşların aşırı yüklemesine maruz kalıyorlar.
Sayfa 125·Kitabı okudu