Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Geyik, bilmediği bir şeyi anımsattı yılana.
İlk karşılaştıklarında.
Bilmediği, ya da bilmezden geldiği, ya da bilmeyeceği, bilemeyeceği.
Güçlüsün, zehirlisin ve açsın,
beni yutarsın istesen, dedi.
ama unuttuğun bir şey var, ben senden daha büyüğüm, beni
yuttuktan sonra, en azından beni sindirene, eritene kadar bir zaman benim biçimimle yaşarsın, benim biçimimde yaşarsın. Daha sonra zaten erimiş olurum, sende erimiş olurum. Etine, kanına, canına karışmış olurum.
Sen eski yılan olmazsın.
Beni öldürmek, kendinde yaşatmaktır.
Hiç kimse öldürdüğünü unutmuş değildir çünkü.
Unutabilmiş değildir.
İlk orman ve ağaç teşbihi böyle ortaya çıkmış olsa gerek. Ağacın ormanı, ya da ormanın ağacı engellemesi sorunu,
yani bir görme ve görülme durumu için,
Bir görmeme ve görülmeme durumu için,
en elverişli ortamdı orman.
Saklarken açıklayan, açıklarken saklayan,
yaşamadan anlaşılmayan, anlatılmayan
en uzun giziydi yeryüzü coğrafyasının.
Yüz yüze gelmek,
kendi kendiyle yüz yüze gelmenin de başlangıcı olduğu için, bu karşılaşma bir cenge dönüşebilecek bir hıncı taşıyordu, dipsiz bir nefreti, öfkeyi, şiddeti,
vahşet belki de o zamanlardan kalma bir korunma duygusu-
dur yalnızca. Kim/bilir?