“S E L A M O L S U N".!!!!
"Osmanlı'nın artığısınız!" dediklerinde "kahroluyorum" diyen Kerkük’lü nineye,
"Bizi kimlere bırakıp gidiyorsunuz?" diye haykıran Şam’lı dedeye,
"Bu vazifeyi Yavuz Sultan Selim Han verdi, 500 yıldır İstanbul'u bekliyoruz" diyen Halep’li mücahide,
"Türkiye için dua etmeden seccademi kaldırmam." diyen Bosnalı teyzeye,
"İki patik ördüm, köyüme ilk gelen Türk askerlerine vereceğim" diyen Ahıskalı geline,
Ordumuza katılmak için ceketini satan Pakistan’lı gence,
“Halifenin ordusuna karşı savaşmam.” diye İngiliz Ordusu’na katılmadığından kurşuna dizilen Hint’li Müslümanların torunlarına,
Kolundaki bilezikleri ve yüzükleri göndererek Kurtuluş Savaşı’nda bizlere destek veren Türkistan’lı kadınlara,
Şahadet parmağını İsrail’li askerlere uzatarak, Müslüman Türk Ordusu’nu ima ederek "Bir gün gelecekler." diye ağlayan Gazzeli Çocuğa...
Taa uzak doğuda, Afrika’nın diplerinde Osmanlı’nın İslam Halifesi Abdulhamid Han adına hutbe okuyan yetimlere..
Baykal'a, Hazar'a… Yakut’a, Kızıl’a, Urumçi’ye…
Tuna'ya, Fırat'a ve Nil'e...
Tanrı Dağları’na, Apşeron'a, Elbruz'a ve Erciyes'e...
Ahlat'a, Hoca Atam Yesevi Yurdu Çimkent’e, Bişkek’e, Taşkent’e, Aşkabat’a, Üsküp’e Fergana'ya ve Tebriz'e