123- Ben bir ışığın parçasıyım ve bu müziktir. Işık, altı duyumu da doldurur: Onu görürüm, duyarım, hissederim, koklarım ve ona dokunur ve düşünürüm. . Işık parçacıkları notalar şeklinde yazılmıştır. Yıldırım başlı başına bir sonat olabilir. Binlerce yıldırım ise bir konserdir. Bu konser için Himalayalar'ın buzlu tepelerinde duyulabilen Yıldırım Balosu'nu yarattım.
157- Çocukluğumdan yaşadığım ve meyvelerini sonra aldığım tuhaf bir tecrübeyi anlatayım: Daha önce görülmemiş ani bir soğuk hava dalgası yaşanıyordu o aralar. Öyle ki karda yürüyen insanlar arkalarında parlak iz bırakıyordu. Bir gün Macak'ın sırtını okşarken bir anda kedinin sırtı parladı ve elimde kıvılcımlar çıktı. Babam buna elektrik dendiğini, fırtınalı günlerde ağaçlara düşenle aynı şey olduğunu söyledi. Annem paniğe kapılmıştı. Kediyle oynamayı bırak, alev alacak şimdi, diye çıkıştı. Tamamen soyut düşünüyordum. Doğa da bir kedi miydi? O halde onun sırtını okşayan kimdi? Ancak Tanrı olabilir sonucuna varmıştım.