Herkesin o kadar abartılacak bir kitap değil dediği konusunun belki de sıradan anlatma şeklinin ise muntazam olduğu bir eser.
Hani bir söz vardır ya : ''Ne anlattığın değil nasıl anlattığındır önemli olan.'' Ne güzel tasdiklemiş bu sözü Sabattin Ali biz okurlarına , onu anlayarak hissederek okuyanlara..Kitap inanmak isteyen bir kadın ve aşkı bilmek isteyen adamın öyküsüydü ikisi de yalnızdı insanlarla doluydu onların yalnızlıkları birbirlerine gel tek başımıza yalnız olmayalım tek kişilik olmasın bu yalnızlık dediler ve sözünü de verdiler inanmak isteyen kadın inandı peki ya aşkı arayan adam ? Aşka düşene kolaylık yoktu sınavsız bir günü bile olamazdı aşkı isteyenin öyle de oldu yoğruldukça yoğurdu hüzün bu aşık adamı fakat bu aşık adam kendisine inanan kadın için ne zihnini ne de kalbini yordu en kolayını seçti kendine düşen vazifeler arasında suçlamak...
Maria inanabilme arzusunu gerçekleştirerek gitti terk etti yalnızlığını aşık adam ise yaşayarak çekti cezasını .