"Keşkeler..."
"Niçinler..."
"Pişmanlıklar..."
Sahi, "ömür" dediğimiz şu kısacık dünyaya ne çok anlam yüklüyoruz. Oysa insan ömrü kaç bahar, kaç yaz, kaç kış görür ki en fazla? Ben diyeyim 60, siz deyin 80... belki de 30, belki 40. Şu sıralar bir mevsimi daha silip atmadık mı ömrümüzden?
Velhasıl, uzunca pişmanlık listeleri çıkarmak için çok geç kaldık bile. Hayata karşı mücadele, yenilme, reddetme, ihtimaller ve kabullenişler...
Ben bu kitabı çok sevdim, çok.. Bilseniz ne muhteşem bir kütüphane o öyle... Her kütüphane ruha şifadır aslında, fakat bu kütüphane bir başka...
Okuduğum her sayfada, kendi hayatım film şeridi gibi gözlerimin önünden aktı gitti. "Acaba farklı bir kariyer seçseydim ne olurdu? Şu kişiyi hayatıma dahil etseydim? Ona 'evet' deseydim ve buna 'hayır' deseydim?" gibi sorular zihnime hücum etti. Kitap, sizi alıp hayat olasılıklarınızın izini süren bir seyahate çıkarıyor. Nora, hayatlarında oradan oraya savrulurken, siz de zihninizde kendi ihtimallerinizi gözden geçiriyorsunuz.
Neden varım?
Hayatın anlamı var mı?
Neden yaşıyorum ki?
Nora, her alternatif hayatı deneyimledikçe, kusursuzluğun değil, var olmanın kendisinin bir anlam taşıdığını fark etmeye başlıyor. Kitap, bize "mükemmel" hayatın, yaşadığımız ve deneyimlediğimiz tek hayat olduğunu fısıldıyor.
Hayatın anlamını yitirdiyseniz, yaşadıklarınızla mücadele edemiyorsanız, lütfen bu kitabı okuyun. Şifa Olsun..
Bu kitap size, "İyi ki yaşıyorum!" dedirtecek. İyi ki varsın ve her şeye rağmen iyi ki varız. Keşke şunu yapsaydım dediğiniz her ne olursa olsun, okuduktan sonra içinizden "İyi ki şuan bu olasılıktayım” deyivereceksiniz.
Pişmanlıklarımızın yükünü hafifleten, umut dolu güzel okumalar olsun..