Her şey farklılaşıp değişti fakat iki şey hep sabit ve eksiksizdi: iyilik ve kötülük. Dünyayı döndüren bunlardı, Tanrı'nın varlığını sorgulatan da. Hep iyilik olsa, burası elbette cennet olurdu; hep kötülük olsa, cehennem... Fakat burası dünya. Burası, Tanrı'nın kalplerimizde Tanrı sıfatını giydiği yer. Burası, Tanrı'nın bilindiği yer.
Gözler görmeyecekse masumları, niye var? Niye var, çığlıklara kapanacaksa kulaklar? Niye var, "Adalet!" diye haykırmayacaksa dudaklar? Ne diye var, ceza almayacaksa sanıklar ve ne diye var, koruyamayacaksak çocuklar? Ve... Niye var, sevemeyeceksek kadınlar?