Selim Işık yalnızlığını Kelimelerle besledi. Kelimelerin anlamını bilmeden önce tanıdığı Yalnızlığı kelimelerin içine yerleştirdi. Eski yaşantılarının hastalığından yeni kalktığı sırada, aldırışsız Kelimeler konuşurken, eski yaraların eski kelimelerinin göğsüne saplandığını duydu birden, sustu kaldı. Kelimeler yalnızlığını yaşamasında da bırakmadılar onu. Her yandan kuşatıp sardılar. Kullandığı kelimeler de dönüp ezdi onu, soluksuz bıraktı. Sonra, yatağından fırladı birden Selim; bütün kelimeleri ve yaşantıları ezdi ayağının altında.
"Önce Kelime vardı," diye başlıyor Yohanna'ya göre İncil. Kelimeden önce de Yalnızlık vardı. Ve kelimeden sonra da var olmaya devam etti Yalnızlık. Kelimenin bittiği yerde başladı; Kelime söylemeden önce başladı. Kelimeler, Yalnızlığı unuturdu ve Yalnızlık Kelime ile birlikte yaşadı insanın içinde. Kelimeler, Yalnızlığı anlattı ve Yalnızlığın içinde eriyip kayboldu. Yalnız Kelimeler acıydı dindirdi ve Kelimeler, insanın aklına geldikçe Yalnızlık büyüdü, dayanılmaz oldu.