Koyun gibisin kardeşim,
Gocuklu celep kaldırınca sopasını
Sürüye katılıverirsin hemen
Ve adeta mağrur kaşarsın salhaneye
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani.
Ve bu dünyada, bu zülüm senin sayende.
Bugün pazar.
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak,
Bu kadar mavi,
Bu kadar geniş olduğuna şaşarak kımıldamadan durdum
Sonra saygıyla toprağa oturdum, dayadım sırtımı duvara.
Bu anda ne düşmek dalgalara,
Bu anda ne kavga ne hürriyet, ne karım.
Toprak, güneş ve ben
Bahtiyarım...
En güzel deniz: henüz gidilmemiş olanıdır.
En güzel çocuk: heniz büyümedi.
En güzel günlerimiz: henüz yaşamadıklarımız.
Ve sana söylemek istediğim en güzel söz: henüz söylememiş olduğum sözdür.
Ve ne düşünüyor beni mi?
Yoksa ne bileyim,
Fasulyenin neden bir türlü pişmediğini mi?
Yahut insanların çoğunun neden böyle bedbaht olduğunu mu?
O şimdi ne düşünüyor,
Şu anda, şimdi, şimdi?..