Sonra sen geldin
Mevsimlerin dörtten fazla olduğunu öğrendim.
Günleri saymayı öğrendim, ellerini tutmak için.
Şarkılara takılı kalmayı,insanlara dikkat etmeyip,
İlk önce seni,sonra seni,
en son olarakta yine seni düşünmeyi öğrendim.
Bakışlarının fotoğrafını çekmeyi,
sonra o fotoğrafı içime asmayı öğrendim.
Sonra sen geldin.
Gelmenin bir insan için ne demek olduğunu da öğrendim.
sonra seni düşünerek yazdığım yazılarımda,
benimle konuştuğunu duydum.
Bir şehrin bir insan tarafından ne kadar güzelleşebileceğini senin yanında öğrendim.
Şu an yanımda değilsin ama,
seni beklemenin heyecan verici olduğunu hissettim.
ondan sonra dünyanın yarısının,
yanaklarına sığdığını gördüm sen gülünce.
Seni ne kadar sevdiğimi..
Sonra sen geldin işte.
Geçmişte yaşadığım her şeyi unutmak istediğimi fark ettim.
Sırf kalbim gibi aklımda sadece sen ol diye.
Ellerimin ilk defa terleyişini öğrendim.
Hatta ve hatta baktığın bir insanı özlemenin ne demek olduğunu seninle öğrendim.
Sonra sen geldin işte.
Yaşanılası en güzel duyguların seninle var olduğunu öğrendim...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Seviyorum seni. “Üzüm bakışlarını, saç diplerini, bakışlarının ağır salkımlarını(fotoğraflarda bile belli onlar), gidip de geri dönmek için biri bile yeter bana.”