Abim çevresindekilere büyük şiirler yazmaktan, dar kapılardan geçmekten, tersine çevirmekten, uyumsuzluğun erdeminden ve daha bir yığın karışık şeyden söz ederdi, tavanları çok yüksek olduğu için kendini en iyi hissettiği yer olan okul kantininde. "Şiir hayatın kaynağıdır" derdi mesela, “hayat sonsuz bir şiirden başka bir şey değildir." Nereye kanacağını tahmin edemediğimiz, küçük, haşarı kuşlara benzerdi sözleri, ordan oraya uçardı.
Birine tüm geçmişini anlatmak ona seni seviyorum demekten daha zordur aslında, bazıları işte bunu yapar sevdiğini söyleyemez belki ama alır tüm geçmişini avucuna bırakır.