Necmeddin Koçoğlu

Aşkın çekirdeğine kadar ezilmiş bir kadın. Sonunda çekirdek de kırıldı, suçu birlikte işledik.
Sayfa 37 - Can·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
Sevişmek kendi canımızı acıt­mak anlamına geliyor. Bazen bir zamanlar aşkla dolup taştığını bildiğim bedeninin şimdi içi basit şeylerle dol­durulmuş bir mumyayı andırdığını düşünüyorum, başka türlü bir kahır doluyor içime. Ben abimin elinden aldığım bir bedenle seviştiğimi biliyorum. Umman benimle mi sevişiyor, bilmiyorum.
Sayfa 35 - Can·Kitabı okudu
1000Kitap
Umman'la hiç gündüz sevişmedik, sevişirken ışık yakmadık Gecelerimiz acı geçiyor bu yüzden. Hiç sesi­miz çıkmıyor.
Sayfa 34 - Can·Kitabı okudu
1000Kitap
Abim çevresindekilere büyük şiirler yazmaktan, dar kapılardan geçmekten, tersine çevirmekten, uyumsuzluğun erdeminden ve daha bir yığın karışık şeyden söz eder­di, tavanları çok yüksek olduğu için kendini en iyi hissettiği yer olan okul kantininde. "Şiir hayatın kaynağıdır" derdi mesela, “hayat sonsuz bir şiirden başka bir şey değil­dir." Nereye kanacağını tahmin edemediğimiz, küçük, ha­şarı kuşlara benzerdi sözleri, ordan oraya uçardı.
Sayfa 30 - Can·Kitabı okudu
1000Kitap
Oysa mazlum olandım ben küçükken, uslu olan, sessiz olan; büyüyünce başına üç elmanın üçü de düşen, canı yanan.
Sayfa 23 - Can·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam