...insanların ezici çoğunluğu gibi bir parça ekmek bulabilmek için harcadığı çabanın altında ezilseydi, var olmak için mücadele etmek zorunda kalsaydı ve çalışmaktan sırtı ve göğsü ağrısaydı, o zaman akşam yemeği, rahat ve sıcak daire, aile saadeti bir zaruret, bir ödül, hayatını süsleyen bir şey olurdu; ama şimdi bütün bunlar tuhaf ve belirsiz bir anlama sahipti.
Ah, kaderin gözlerinin içine dosdoğru ve cesurca bakmanın, kendini haklı görmenin, neşelenmenin ve özgür olmanın mümkün olacağı bu yeni ve berrak hayat bir an önce gelse keşke!