Zaman aşılır aşılmaz, zaman düşüncesi kafadan çıkarılır çıkarılmaz dünyadaki bütün güçlükler,
bütün düşmanlıklar silinip gitmiyor mu,
yenilgiye uğratılmıyor muydu?
Irmaktan sürekli bir
şeyler öğreniyordu. Dinlemeyi öğreniyordu en
başta, sessiz bir yürekle, bekleyen, dışa açık bir
ruhla, içinde tutkulara, isteklere kulak vermeyi
öğreniyordu, yargılara, görüş ve düşüncelere yer
vermeden.
Onlarda bulunup kendisinde eksik olan bir şey
vardı, bu yüzden imreniyordu onlara, bu
insanların hayatlarına verdikleri öneme, sevinç
ve korkuları coşkuyla yaşamalarına, o bitip
tükenmeyen sevdalanmalarındaki ürkek, ama
tatlı mutluluğa imreniyordu.