Devinimin olduğu yerde ışık, ışığın olduğu
yerde kaçınılmaz biçimde gölge vardır. Hayat
ışıkla mümkünse de, hayatın anlamı gölgelerde
saklı durur. Zamanın ölü doğmuş çocuklarını
görürsünüz karaltıların içinde. Sözcükler,
suskunluklar, şarkılar, ağıtlar, yeminler,
ihanetler, kahkahalar, gözyaşları, sevinçler,
hayal kırıklıkları ve yüzler... En çok da yüzler.
Neden söz ettiğimi biliyorsunuz. Bütün aşklar
küllenir, bütün babalar ölür, bütün hikâyeler
biter. Birinin yıkıntıların nöbetini tutması
gerekir; işte o yüzden, biri hariç, bütün çocuklar
büyür.
Gölgesini kaybeden insan, gölgenin kendisine
dönüşür.