⋆nisosi

⋆nisosi
oz cadısı ‘jesus christ doakes! jesus fcking christ! you are the bay harbor butcher!!’ -dexter morgan
fasulyeli veda daifukusu (spoiler olabilir)
10/10
·152 syf.·
2026 9. kitabı
(Not: spoiler yerine sürprizbozan yazmak istiyorum. Sonuçta dilimizi düzgün kullanmalıyız amaa aynı etkiyi vermeyip anlaşılamamasından korkuyorum.) Bu kitabı neden aldığımı bilmiyorum. Birkaç kitapla toplu almıştım. Normalde bunun yerine başka bir kitap alacaktım ama hem ismi hem de kapağı içimde bir şeyleri gıdıkladı resmen ve kitaba çekildim bildiğiniz. Hayal ettiğim şey doğaüstü varlıkların toplanıp insan falan avladığı ilginç bir paravan dükkandı. Ya da başka boyutların kapısını açan bir gizli üs. (Genelde kitapları konularını öğrenmeden okumaya çalışıyorum, kitabı yavaş yavaş keşfetmek daha cazip geliyor.) Ama hiç hayal ettiğim o karanlık-flu atmosfer yoktu. Aksine okuduktan sonra daha bir umut dolu, hayata farklı bakan birine dönüştüm. İnşallah kısa süreli değildir bu. Konusu şöyle, ilginç bir ‘varlık’ olan Kogetsu Bey bir tapınağın arkasında aniden ortaya çıkan Alacakaranlık Çarşısındaki Sihirli Şeker Dükkanı'nı işletiyor. Buraya sadece kaygıları yüzünden varlığı ‘dengesizleşen’ insanlar gelebiliyor. Buradaki şekerler gerçekten de sihirli ve insanların dertlerine derman oluyor. Bu şekilde toplam beş tane bölüm var ve hepsinde ufak ufak kendimizden bir şeyler bulabileceğimizi düşünüyorum. Özellikle ikinci ve dördüncü bölümler o kadaaar ruhuma dokundu ki!! Her bölüm ayrı güzeldi ama o bölümler nedense daha çok hitap etti bana. Sön bölüm çok güzel bir şekilde bağlamış bütün hikayeyi. Bayıldım.
Sihirli Şeker DükkânıHiyoko Kurisu · Athica Yayınları · 2025444 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
6/10
·380 syf.·
2026 7. kitabı
Güzel hoş falan ama o kadar yıl nasıl kafayı yemediler anlayamadım. Bir tane yorum görmüştüm 'i love them but may this situationship never find me' diye. Kitap hakkındaki bütün düşüncelerimin özeti.
Heated RivalryRachel Reid · Carina Press · 2024429 okunma
6/10
·320 syf.·
2026 4. kitabı
Yaaaani güzeldi okumak. Ama keşke yazın okusaydım. Taaam bir yaz havası vardı, kışta geçse bile. ‘İlk görüşte aşk’ kavramını hala kafamda oturtamadığımı bu kitapta bir kez daha anladım. Çok mantıksız ve değişik geliyor bana. (belki bridgerton dördüncü sezonu fikrimi değiştirir) Karman çorman oldu kesin çünkü fikirlerimin üstünde hiç durmadan yazmaya başladım. Elena çok tatlıydı mesela!! Ya da Kip'in her durumda binlerce olumlu ve olumsuz senaryoyu kafasında çevirip çevirip durmasını çok iyi anlayabildim. Sanırım bu ortak bir sorun. Bir de Scott eşcinsel olduğunu açıklayınca kitaptaki her beş karakterden altısının, umarım çıktığın kişi Rozanov değildir, demesi biraz komikti. Yazar abla acaba nasıl bunları yazmaya karar verdi? Bazen hiçbir şeyi ciddiye almayıp yapmak istediğin şeye odaklanmak lazım herhalde.
Game ChangerRachel Reid · Carina Press · 2024124 okunma
10/10
·312 syf.·
2026 1. kitabı
Bu kitabı 151 günde okumamın sebebi ciddi bir kitap okuyamama döngüsünde olmam. Ayrıca kitabı okurken dayımı kaybettik toparlanmam da uzun sürdü. Yoksa gayet akıcı bir kitap. Bu kitaba bir bekleme odasında rastladım. İlk zamanlar sadece haftasonu oraya gittiğimde okuyabiliyordum. Buna rağmen 2 haftasonunda 90 sayfaya kadar okuyabildim. Heerr neyse. Spoiler içerebilir uyarmak isterim. Düşüncelerimi tam toplayamadım ama son iki ters köşe öyle hava olsun diye yapılmış gibiydi. Cidden gerek yoktu. Yani Adam eğer annesi öldüğünde o arabadaysa sonda neden Amelia "sen de o arabadaydın biliyorsun" gibi bir şeyler söylemedi? Ya da eğer Henry iyi bir babaysa ve Robin psikopatsa o kadar yazdıklarını okuduk neden buna dair hiçbir emare yoktu? Dediğim gibi son iki ters köşeye kadar cidden çok güzeldi kitap. Ama son iksini kafamda tam oturtamadım. Bir de hala October O'brien'ın neye hizmet ettiğini, Amelia ve Adam'ın birbirlerini aldattıklarını ikide bir neden dile getirdiklerini falan anlayamadım. Galiba ilişkinin sağlıklı olmadığını falan anlatmak istemiş ama her türlü anlaşılıyordu zaten. Keyifliydi okumak.
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,5bin okunma
10/10
·400 syf.·
2024 40. kitabı
Kitabı okumadıysanız oyunbozan olup keyfinizi kaçırmak istemem. Birkaç şeyi önceden söylemiş olabilirim burada. • • • Kitabı okurken hastalanmış olsam da ayriyeten baş ağrıları verse de, çok zevkliydi. Bu tarz korku şeyleri tüketirken o korku unsurunu zihnimde normalleştiriyorum. Neden bilmiyorum ama bir an hikayedeki şey aslında o kadar korkunç gelmiyor bana. Kolay gözüküyor gözüme. Mesela American Horror Story'nin Hotel Cortez'li sezonu. O otelin içindekileri canlı tutması, ölsen bile orada tekrar yaşam bulman çok normal gelmişti gözüme. Hem o korku ölene kadardı. Öldükten sonra korkutma sırası sana geçiyordu. Bilemiyorum çok saçma belki de. Medyum da böyle işte. Hatta araştırma falan yapmadım ama Hotel Cortez biraz Medyum'dan ilham alınmış gibi. Mesela geçmişi kirli bir otel, otelin değişik sahibi en önemlisi de otelde ölümsüzlük büyüsü gibi bir şey olması. Çok fazla ruh birikimi. Overlook Oteli'nin ürkünçlüğü ama had safhada. Şu başta bahsettiğim normalleştirme içgüdüm bu kitap için çok sönük kaldı. Korkuyu çok fazla hissettim. Belki Overlook'un büyüklüğü. Torrance ailesinin onun (kitaptaki deyimle) bağırsaklarındaki prazitler gibi olması da ürküttü beni. Hani şu söz vardır ya, karanlıkta yalnız olmaktan değil olmamaktan korkarız. Bu Medyum için bir tanım falan olabilir. Bence o ruhlar vesaire olmasa da korkunç olurdu o roman. Özellikle Jack gibi bir karakter ile öyle bir yerde hiç kalmak istemezdim. Favori karakterim Hallorann'dı. Ama filmdeki sonu ve karakter işleyişi o kadar hoşuma gitmedi. King'in de dediği gibi film cidden soğuktu. Ve bence kitaptan biraz daha korkutucuydu. Kitapta hiç değilse Jack o ruhani gücün etkisi altına girmişti. Ama filmdeki biraz daha sırf öfkeden bu halde gibiydi. Ayrıca Jack Nicholson'ın oyunculuğu muhteşem olsa da Shelley
MedyumStephen King · Altın Kitaplar · 20217,7bin okunma