Demek ki can çıkmayınca, insandaki onur ve intikam duygusu da çıkmıyordu.Hayatla ölüm arasında sallanıp duran, tahttan düşmüş hükümdar bile, tebaasının bağlılık gösterdiğini duyunca, bu işin kendisi için ne kadar tehlikeli olduğunu unutuyor ve onurunu kurtarabilecek olan tek söylentiye dört elle sarılıyordu.
Eskiler, yılan avlayan leyleğin hikayesini anlatırlardı:Leylek, gagasında taşıdığı yılanı gökyüzünde çok yükseklere taşır ve birden bırakırdı ki düşüp omurgası dağılsın. On uçurum yüksekliğinden düşen yılanın beli kırılınca da avının üzerine rahat rahat süzülürdü.
Leylek, yılani ne kadar yükseğe çıkarırsa düşüşü o kadar korkunç olur ve kemiklerini paramparça eden çarpmanın etkisi artardı.