"Lale, Türkiye toplumunun bir kısmını her türlü lafa inanmaya hazır hale getirildiğinin, bir işarete bakar halde bekletildiğinin henüz farkında değildi. Yaşayacak ve görecekti."
Ölü bir bedenin yolculuğu bu. Önce deniz kenarında sonra bir araba bagajında sonra bir otel odasında.. her seferinde de bir başkası eşlik ediyor bu yolculuğa. Emilie'nin asıl serüvenini ise son otuz sayfada öğrenebiliyorsunuz. O ana kadar da bu kıza ne olmuş, kim, ne yapmış soruları kafanızda dönüp duruyor ve hiç tahmin etmeyeceğiniz bir sonla karşılaşıyorsunuz. 112 sayfa su gibi aktı. Emilie'nin ölümle başa çıkma şekli, hayallerinin peşinden koşma azmi ve yaşama sevgisi hayranlığımı kazandı. Ben çok sevdim bu kitabı. Siz de sevin :)