Çocukluğunda kendini ifade edemeyen insanların trajedisi, farkına varmadan ileride de ikili bir yaşam sürmeleridir. ..bu insanlar çocukluklarında yanlış bir ben imajı yaratırken, bastırılmış duygu ve ihtiyaçlarının hapisteymiş gibi kilit altında tutulduğu başka bir benlikleri olduğunu bilmezler. Çünkü onlar çektikleri sıkıntıyı kavramalarına yardımcı olacak, içinde bulundukları cezaevini olduğu gibi gösterecek, o cezaevinden çıkmalarını sağlayacak, duygularını ve gerçek ihtiyaçlarını dile getirmelerini destekleyecek hiç kimseye rastlamamışlardır.
Kötülük dünyaya nasıl gelir? Bir şey kafamda giderek netleşti: Kötülük her kuşakta yeniden üretiliyor. Yeni doğan çocuk suçsuzdur. Genetiğinde ne olursa olsun yeni doğmuş bir çocuk, içinde yaşamı harap etme dürtüsü hissetmez; tersine, bakılmak, sevilmek, korunmak ve kendisi de sevmek ister. Ama eğer bu ihtiyaçları karşılanmaz, bunun yerine çocuğa kötü davranılırsa bir şeylerin yolu açılır. Ancak daha yolun başında ruhuna acılar çektirilen insan yıkıcılık dürtüsünü içinde hisseder. Sevgi ve değer verme ile büyüyen bir çocuğu savaşmaya teşvik edemezsiniz. Kötülük her koşulda insan doğasının bir parçası değildir.