Herkesin payına bir kader düşmüş işte... Ben de payıma düşene razıydım
sonuçta... “Kısmetimizde ne varsa onu yaşarız...” dedim. “Şimdiye kadar nasıl yaşadıysak bunu da öyle yaşarız.”
“İnsan bu dünyaya gelme amacını davranışlarına, hislerine kadar
yaşayabilirse, gelip geçici dünya gündemine ayak uyduramamaya başlar. Bu
bir balığın suyun olmadığı yerde bir âşığın da sevdiğinin olmadığı yerde
yaşayamamasına benzen
Vedalaşanların birbirlerine sarılırken sanki birbirlerini durdurmaya da
çalıştıklarını hissediyorum. “Güle güle git” derken bile “Keşke kalsan” diye
yalvaran sessiz çığlıkları işitiyorum. Titreyen dudaklardaki endişeyi
okuyorum. “Ya dönmezsen?” değil de “Ya unutursan beni?” korkusu...
Cesurca bakıyorum önümde uzanan sonsuz yola... İnanıyorum ki bir adımım
bile boşa değil... Çünkü kimse turist diye doğmaz dünyaya. Herkesin bir
amaca hizmet eden uzun ya da kısa adımları vardır âlemde.