Piyasada çok fazla sayıda kitap var ancak Mirdad’ın Kitabı hepsini egale edip gönlümde çok güzel bir yer edindi. Bu duyguyu yaşamamı sağlayan ince ruhlu nadide insana teşekkürü bir borç bilirim.
Mikhail Naimy başyapıtın mimarı... Tüm tecrübesini topladığı tek kitap… Bir daha büyük cümleler kurmayacağıma dair kendime söz vermeme rağmen muazzam diyorum eser için. “Kitapların Everest’i” gibi tanımlamalar kurulmasına rağmen ben kendim de Mirdad’ın Kitabı için “Mirdad’la Milattan Önce Mirdad’la Milattan sonra” ifadesini uygun buldum. Tabii bu milat benim için geçerli :)
Kitabı anlamak için kitapta kullanılan kelimelere bakmayınız satır araları onu tarif etmek için daha anlaşılır. Sadece akılla anlaşılacak bir eser değil akıldan ziyade kalbi ile okumalı insan bunu, o yüzden kalbi ile okumayacaklara kitabı tavsiye etmiyorum. Sizi kendinizin de ötesine geçirecek bu eserin özüne ulaşamayanlar başarısızlıklarını kitaba yüklemesinler. Biraz sert oldu ama gerçek böyle :) Çünkü bu kitap çok eski çağlardan kalma en büyük kitaplardan. Şiir gibi müzik gibi bir meditasyon hocasından alınan bir mesaj niteliğinde okumanızı tavsiye ederim. Kitap sizin çevrenizde belirli bir atmosfer yaratmak içindir. Eğer hazırsanız, hazır olursanız, atmosfer yaratılmış olacak ve büyük bir sessizlik kitabı iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Ve sessizlik her zaman keyiflidir. Sessizlik demişken yazar eserde aynen şu ifadeyi kullanmaktadır. “Gürültülü bir erdem, sağır bir adaletsizlikten daha kötüdür.” Ne kadar da güzel bir ifade! Ünlü bir düşünürümüzün de belirttiği gibi “Fazla konuşmak, tehlikelidir. Sessizlik ise bazen kötü şansı engellemenin en iyi yoludur. Papağanları düşünün. Konuşabildikleri için kafese kapatılırlar. Konuşamayan diğer kuşlar ise özgürce uçmaya devam ederler.” Sanırım ömrümün kalan
“Başlar inançla yukarıda ve gözler ışıl ışıl bir halde iken günün iftirası yüz yüze kaldığınızda gecenin dostluğunu kazanmak için acele edin.
Gece ile dost olun. Kalplerinizi kendi kanınızla iyice yıkadıktan sonra onun kalbine yerleştirin. Emanet edin çıplak özlemlerinizi onun bağrına ve kurban edin kutsal anlayışla özgürleşecek hırslarınızın dışındaki hırslarınızı onun ayaklarının dibine. İşte o zaman günün tüm ışınlarına karşı dayanıklı hale gelecek ve gece herkesin önünde sizin kendinizi yenen olduğunuza tanıklık edecektir.”
"Güneşin muma ışığını vermesi günah değilse eğer Tanrı'da hiçbir günah yoktur. Ne de insanda bir günah vardır şayet mumun kendisini güneşte yakarak, güneşe kavuşması günah değilse.
Ama ışığını iyi vermeyen, kibrit çakıldığında kibriti ve onu yakan eli lanetleyen mumdadır günah. Güneşte yanmaktan utanan ve kendinin güneşten saklayan mumdadır günah."