Emre ÇELİK

Emre ÇELİK
@nobadyy
Zaten üzülmek hepimizin baba mesleğiydi.
10/10
·240 syf.·
2018 5. kitabı
Piyasada çok fazla sayıda kitap var ancak Mirdad’ın Kitabı hepsini egale edip gönlümde çok güzel bir yer edindi. Bu duyguyu yaşamamı sağlayan ince ruhlu nadide insana teşekkürü bir borç bilirim. Mikhail Naimy başyapıtın mimarı... Tüm tecrübesini topladığı tek kitap… Bir daha büyük cümleler kurmayacağıma dair kendime söz vermeme rağmen muazzam diyorum eser için. “Kitapların Everest’i” gibi tanımlamalar kurulmasına rağmen ben kendim de Mirdad’ın Kitabı için “Mirdad’la Milattan Önce Mirdad’la Milattan sonra” ifadesini uygun buldum. Tabii bu milat benim için geçerli :) Kitabı anlamak için kitapta kullanılan kelimelere bakmayınız satır araları onu tarif etmek için daha anlaşılır. Sadece akılla anlaşılacak bir eser değil akıldan ziyade kalbi ile okumalı insan bunu, o yüzden kalbi ile okumayacaklara kitabı tavsiye etmiyorum. Sizi kendinizin de ötesine geçirecek bu eserin özüne ulaşamayanlar başarısızlıklarını kitaba yüklemesinler. Biraz sert oldu ama gerçek böyle :) Çünkü bu kitap çok eski çağlardan kalma en büyük kitaplardan. Şiir gibi müzik gibi bir meditasyon hocasından alınan bir mesaj niteliğinde okumanızı tavsiye ederim. Kitap sizin çevrenizde belirli bir atmosfer yaratmak içindir. Eğer hazırsanız, hazır olursanız, atmosfer yaratılmış olacak ve büyük bir sessizlik kitabı iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Ve sessizlik her zaman keyiflidir. Sessizlik demişken yazar eserde aynen şu ifadeyi kullanmaktadır. “Gürültülü bir erdem, sağır bir adaletsizlikten daha kötüdür.” Ne kadar da güzel bir ifade! Ünlü bir düşünürümüzün de belirttiği gibi “Fazla konuşmak, tehlikelidir. Sessizlik ise bazen kötü şansı engellemenin en iyi yoludur. Papağanları düşünün. Konuşabildikleri için kafese kapatılırlar. Konuşamayan diğer kuşlar ise özgürce uçmaya devam ederler.” Sanırım ömrümün kalan
Müzik
Mirdad'ın KitabıMikhail Naimy · Butik Yayıncılık · 2008388 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·456 syf.·
2018 4. kitabı
Holografik Evren, alternatif fizik teorisinin değerlendirici ve titiz bir incelemesidir. Bu, evrenin bir holograma benzer bir şekilde işlev gördüğünü belirten yine insan beyninin de aynı şekilde işlev gördüğünü belirten holografik fiziktir de denilebilir. Bu kitap, psikolog Karl Pribram'ın ve fizikçi David Bohm'ın fikirlerini muhteşem bir şekilde ele alıyor ve bu da holografi kavramının temeline dayanıyor. Holografik evrende geçmiş yaşama ait bulgular, ölüme yakın zaman dilimleri, vücut dışındaki olaylar, uzay ve zaman yolculuğu, telepati ve benzeri konular bilimsel olarak geniş bir şekilde açıklanmaktadır. Kitap, karmaşık fikirleri oldukça anlaşılabilir hale getirmek için inanılmaz bir yeteneğe sahiptir. Gerçek dünyada ya da bizim tabirimizle bizim gördüğümüz algıladığımız dünyada herşey canlı, dinamik olarak birbirine bağlı, fakat yazar bu eserinde evrende herşeyi yeni yollarla görmemize yardımcı oluyor. Farklı düşünürlerin bu derin konuyu nasıl aydınlattığını araştırıyor. Talbot'un kitabında reddedilemeyen gerçekler var. Bunlardan biri, bilim insanları sıklıkla kendi inanç sistemleri ile sonuçlara karşı önyargılı olabiliyor. Çünkü kişi inandığı dine göre çıkarımda bulunabiliyor ve bu da holografik evrenin farklı şekillerde yorumlanmasına neden olabiliyor. Bir diğeri, insan bilinci maddeyi etkiliyor. Thurtson tüm bir bölümü bu konu üzerine ayırmıştır. Üçüncüsü de ölüm deneyimlerine yakın olgulara kapsamlı, mantıksal bir yaklaşımı şekillendirmeye çalışmasıdır. Holografik Evren, çevremizdeki mevcut anlayışımızı potansiyel olarak değiştirebilecek bir gerçeklik modelini inceleyen bir romandır. Deneyler, kanıtlar ve mantık kullanarak, yazar başlangıçta hayal etmek zor bir fikri desteklemektedir. Evrene ilişkin holografik model, bir hologramın nasıl işlediğine ilişkin
Teknoloji
Holografik EvrenMichael Talbot · Omega Yayınları · 2024310 okunma
9/10
·186 syf.·
2018 3. kitabı
Sesleri okumak kitabında yazar okuyucuyu sağırların konuşulan dilin anlaşılmaz olduğu bir dünyaya götürüyor. Yazar eserinde görsel dili tanımlayıp Amerikan İşaret Dili’nin gelişimini ve kültürünü okuyuculara yansıtıyor. Sacks sağırların sesli ve dudak okuma yöntemiyle iletişim kurmaya çalışan öğretmenlerle olan ilişkisini anlatıyor. Bir nöroloji uzmanı olan Sacks, insanların algısal bir yeteneği kaybetmesinden sonra onun telafisi ile her zaman ilgilendirmektedir. Bu nedenle, başlığın da belirttiği gibi, Sesleri Görme "sağırlıkla ilgili olduğu kadar görsel algı ve hayal gücü kadar; her seviyede yoğun olarak görsel olması gerekenin ne demek olduğu üzerine bir meditasyon "diye ekledi. Amerikan İşaret Dili'nin benzersiz iletişimsel potansiyeli hakkında oldukça heveslidir, çünkü ifade ortamı olarak görsel alanı kullanmaktadır. Hepsinden önemlisi, işitme engelli kişinin dilin insan kapasitesi hakkında ne açığa çıkardığı ve bu dilin potansiyelinin kazanılan sıradan araçlar (işitme) yokluğunda nasıl geliştiğiyle ilgilenmektedir. Kitabın ikinci bölümünde sağıların ne zorluklar çektiğini, nasıl bir yaşam mücadelesi verdiğini, Gallaudet Üniveristesinde sağırların nasıl bir araya gelip tatlı ve haklı bir isyan çıkardığını ve onların galibiyetini özgün bir dille okuyucularına yansıtmaktadır. Sacks, 1988'de Gallaudet Üniversitesi kampüsünde şahsen "İşitme Engelliler Günü" toplantılarına şahitlik etmek için bulunmaktaydı. Kampüsün o büyülü atmosferinde boyadığı resim ve öğrenci liderlerinin istekli bir şekilde imzalanması okuyucuyu sanki orada imiş gibi hissettiriyordu.
Sesleri GörmekOliver Sacks · Yapı Kredi Yayınları · 2001232 okunma
9/10
·400 syf.·
2018 2. kitabı
Okuma alışkanlığına yeni başlayan biri olarak okumanın hazzını, lezzetini ziyadesi ile bu eserde bulduğumun altını çizmek isterim. Fazla okuyan biri olmama rağmen neden okumadım diye kendi kendime hayıflandığım nadide bir eser. Zaman zaman yüzünüzde tebessümlerle karşılayacağınız zaman zaman da düşüncele deryasına dalıp gideceğiniz ironi ve mizah karışımını başarılı bi şekilde gerçekleştiren muazzam bir eser. İnsan ruhuna olan yaklaşımı, bilinçaltına ettiği etkilerle ve kendine has üslubu ile okurlarını etkilemeyi gayet iyi başarmış. Kitapta ilk olarak Hayri İrdal sessiz sakin bi şekilde saatler hakkında Nurullah efendinin yanında çalışmaya başlar. Romanın kahramanı olan Hayri İrdal’ın hayatına öncelikle Dr Ramiz’i sonrasında Halit Ayarcı’nın romana dahil olması ile ve Halit Ayarcı’nın o bitmek tükenmek bilmeyen hırsı, zekası özgüveni ile roman farklı bir havaya büründü. Halit Ayarcı o kadar etkili ki kitapta işe yaramayan Hayri İrdal’ın baldızını assolist yapması adamın ne kadar etkili olduğunu tüm çıplaklığı ile gösteriyor. Hayri İrdal ile Halit Ayarcı bi nevi birbirilerini tamamladı. Biri pasif ve geri kalmayı tercih ediyor diğeri aktif ve hayatın boşluklarından faydalanarak ilerlemeye çalışıyor. Biri çalışkan diğeri kurnaz. Bi nevi eski ile yeniyi harmanlamak gibi ya da cumhuriyetle osmanlıyı harmanlamak gibi. İmparatorluktan devlete geçişte yaşanan bunalım döneminde, halktaki boşluğunun zirve yaptığı zamanda kaleme alınan bu roman Hayri İrdal’ın hayatı gibi farklılıklarla dolu. Menfaat uğruna ne yüzsüzlüklerin yapılacağını, yüzsüzlüklerin en tepe noktada olduğunu apaçık gözler önüne sermiş. Kitabın sonlarına doğru batı hayranı Halit Ayarcı’nın o gücünü kaybetmesi, enstitünün kapanmasının gündeme gelmesi, tekrar açılmaya çalışılması... Kısaca olay örgüsü,
Edebiyat
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202353,1bin okunma
9/10
·288 syf.·
2018 1. kitabı
Yeraltının en sivri dilli kitabı olmuş. Kurgu güçlü anlatım sürükleyici bazen tekrarlanan bölümleri sıkıcı. Özellikle de “Öldür kendini” kelime öbeği çok fazla tekrarlandı kitapta. Çok fazla şiddet, yalnızlık, yabancılaşma, pornografi mevcut. Bir insanın yanlış ellerde ne hale geldiğini çok güzel özetlemiş. Creedish mezhebinin son üyesi ve başkarakter Tender, kan lekeleri ve mermi izleri konularında uzmanlaşmış ve bunu anlatırken çok rahat, aynı zamanda sürekli ev işlerinden bahsetmesi de okuyucuyu yoruyor. Mezhebin gerektirdiği gibi yaşarken bir anda ortamın odak noktası olmuş, çürüyen hayatları acımasız bi şekilde gün yüzüne çıkarıyor. Tavsiye üzerine okuduğum bir kitap. Tavsiye ederim.
Felsefe
Gösteri PeygamberiChuck Palahniuk · Ayrıntı Yayınları · 20206,8bin okunma