Benim cahil gözlerimle gördüğüm şey şu.
1. Sıkıntı: Umreden gelenler hemen karantinaya alınmadı. Dolayısıyla umreden gelenler doğal olarak çevreleriyle görüştüler ve böylelikle bu virüs halka yayılmış oldu.
2. Sıkıntı: Umreden gelenleri karantinada tutuyorlar. Fakat herkesi ayrı ayrı izole etmiyorlar. Orda hasta olmayan biri, hasta olanla aynı ortamda bulunacağı için içeride virüs yayılacaktır. Bahsettiğim bu iki sebepten türkiye kısa zamanda 10k+ vaka sayısına ulaşacağını tahmin ediyorum.
3. Sıkıntı: (EN ÖNEMLİ MADDE) Virüs tespit kitleri yeni temin edilmesi. Virüs tespiti, salgının kilit noktasıdır. Acilen kritik noktalara mobil virüs tespit istasyonları kurulmalı, yeni labaratuvarlar açılmalıdır. Virüs için savaşta kullanılan paranın esirgenmemesi gereken kısmı bu bence. Ve tabiki yüksek miktarda virüs tespit kiti temin edilmeli.
4. Sıkıntı: Tamam herkes virüsten haberdar ama hala halk durumun ciddiyetinin farkında değil. Bu konuda güney kore çok başarılıydı bence.
5. Sıkıntı: Maske mevzusu. Tamam belki maske kişinin hastalık kapma ihtimalini artırabilir. Ama burda daha önemli olan bir şey var. Oda 1 kişinin hastalık kapmasından çok 1 kişinin hastalık yayması. Hasta olduğunun farkında olmayan ama maske takan birisi belki onlarca kişinin hastalık kapmasını önlicektir. Halka bedava maske ve dezenfektan dağıtılmalı.
6. Sıkıntı: Kuralların ve önlemlerin sıkılaştırılması. Bunu yazmamın sebebi kural ve önlemlerin yetersiz olduğunu düşünmem değil. Belki yeterli önlemler alınıyordur. Fakat benim gördüğüm yetersiz.
Bu saatten sonra artık devletlerin izlediği politika anladığım kadarıyla salgını durdurmak değil yavaşlatmak üzerine. Bu sayede vaka sayısı birden artmayacak ve hastane kapasiteleri yetersiz kalması önlenecek. Aşı bulunmasıyla insanların bağışıklığı artacak ve