Bitirdim ve o kadar etkilendim ki...
Kitabın konusunu değil direkt yorumumu paylaşıcam çünkü şuanda bitirdim ve çok duygu doluyum.
Betimlemeler ve üslup o kadar... o kadar... harikaydı ki. Sanki kalemi de kurgusu gibi aynı amansız kayalıklara vurmuş ve tuzlu suda yıkanmış gibiydi ama karakterlere ve evrene nazaran bir nefreti yoktu. Kalemi, kan dondurucu efsaneleri fısıldar ve lanetlerden, Tak ve Dak'ın kulak asmadığı dualardan, evrende yaşanabilir ideal tek bir koşul kalmamış olan düzenden bahsederken tüm bu hikayeleri Yaşlı ihtiyar dünyanın dört bir yanına ve insanların ruhlarına dahi hakim olmuş Derin Deniz'e, Derin Deniz'de rüzgarlara anlatmış, kalemi balık, tuz ve efsanelerin kokusunda yoğrulmuş, her bir yolcukukta biraz daha aromalanmış ve son lezzetini Övgü'nün oluşturduğu karakterlerin kişiliklerinde almış gibiydi.
Davranış ve olaylar zincirinin akıcılığını, heyecan vericiliğini saymıyorum bile. Bu kitapta ki her şeye kurgunun geçtiği evrenin kokusu sinmiş. Duygular, ufuk kokan umutlar, Kaya sidiği aromalı sefalet, deniz tuzu ve mercan (mercanın kokusu var mı bende bilmiom) kokulu efsaneler. Muazzam ötesi harika bir kitap. Bu kitab, okuduğum için minnet duyduğum kitaplar listesine girdi. Bu kitabı okuduğum için minnet duyuyorum.
Damla'nın zihninde oluşan, şekillenen ve en sonunda da bizlere ulaşan birbirinden güzel aynı zamanda kalbimizin bir parçasında acı hissetmemizi sağlayan bu öyküler... Hepsinin ayrı ayrı öylesine büyüleyici bir yanı vardı ki... etkisine kapılıp gitmemek imkânsız. Bazı alıntıların o kadar güçlü bir yanı var ki uzanıp omuzlarımdan tuttu dostça, dostların yaptığı gibi bazı acı gerçekleri fısıldadı kulağıma, bazıları da öğütler verdi. Damla'nın teşekkür kısmında da dediği gibi 'gündelik yaşamla ne kadar ilgili değilse aslında bir o kadar da her zaman onunla ilgiliydi.' Kelimelerin gücünü bir o kadar iyi anladım ve derinden hissettim bu kitapta. Sanki, rüzgârın gücüne kapılıp gitmekten zar zor kendini alıkoyan bir yapraktım da bu öyküleri okurken tamamen her şeyi oluşuna ve akışına bıraktım, zihnim de o öyküleri okuduğum anda rahatladı, dünyanın getirdiği o telaş hissinden kurtulmamı sağladı. Yazım diline hayran kaldım ne diyebilirim ki muazzam yazılmış! Damla'nın kitaplarını okumak bana her zaman sanki bir gezginimde yolda karşılaştığım görkemli bir o kadar da eski olan bir kütüphaneye girdiğimde beni kendine çeken bir kitabı alıp büyük bir merakla o kitabın içine dalmak. Yol bizden yana olsun <3
Ay ve güneş de yeryüzünde hiç birlikte olamıyorlar ama güneşin varlığını hissedemese de yalnızca orada bir yerlerde olduğundan haberdar olmak aya yetiyor olmalı.