S

S
@nofollow_back
çok mutsuzum ve sıradan insanların ölüm saatini sabırla beklemesine yardım eden tesellilerin çoğundan mahrumum. •Léon Bloy, A Sa Flancée, 1889
Reklam
Léon Bloy, A Sa Flancée, 1889
Beni tanıyalı henüz birkaç gün olmasına rağmen, bende sanki çok eski bir dostu görür gibi olduğunuzu söyleme lütfunda bulundunuz. Matmazel, ben de tıpatıp aynı hisler içindeyim ve bunu, kuşkusuz böyle olmasını dileyen Tanrı’nın iradesi dışında başka hiçbir şeyle açıklayamam. ​Etrafımız tuhaf bir gizemle çevrili; o asla ölmeyecek olan zavallı ruhlarımızın iradeli ya da iradesiz temayülleri, aklımız için şu hayranlık uyandırıcı doğanın dış olaylarından daha az kapalı değildir. Şurası kesin ki; ilahi tasarımın o kusursuz örgüsünde birbiriyle eşleştirilen varlıklar vardır. Kıtalarla, denizlerle, geleneklerle, dillerle ya da insan hayatlarını birbirinden koparabilecek her türlü engelle ayrılmış olsalar bile; o yanılmayan Rabbimiz, göksel ve ebediyetin derinliklerinden bu buluşmanın gerekli olduğuna karar verdiği o tam ve kesin an geldiğinde, bu varlıklar mutlaka bir araya gelirler. ​İşte sizinle benim aramda da durumun tam olarak böyle olduğuna inandığım içindir ki; bu sabah ruhum böylesine eşsiz bir huzur ve mutlulukla dolu.
Gerçek sanatçılar olarak gördüğüm Turgenyev ve Zola, Chateaubriand’ın ve Gautier’nin nesrini asla beğenmiyorlar. Beni büyüleyen cümleler onlara kof geliyor. Yanılan kim? Ve insan, en yakın dostlarına bile bu kadar yabancıyken halkı nasıl memnun edebilir? Tüm bunlar beni çok üzüyor. Gülmeyin!
İşte çok hayran olduğum ve gerçek sanatçılar olarak gördüğüm iki adam: Turgenyev ve Zola.
Sanatçı özgür değildir; kendi kişisel arzusuna aykırı olsa bile, estetik mükemmelliğin dayattığı o tek ve zorunlu yolu izlemek zorundadır.