albay Tambay

Hikmet güldü: “Sinirimden gülüyorum albayım. Çünkü sinirlerim artık gülmek için kafamın neşelenmesini beklemiyor. Bu karamsar beyinden bir kahkaha çıkmayacağı için, artık ben gülmüyorum, sinirlerim gülüyor. Hepsi bağımsızlığını kazandı albayım, pardon, doktor.”
Sayfa 337·Kitabı okudu
Reklam
Peki o halde ben kimim? Hangi parçamın esiriyim? Kalbimin esiri. Ha-ha.
Sayfa 336·Kitabı okudu
“Kafam cam kırıklarıyla dolu doktor. Bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor, anlıyor musun? Bütün hayatımca bu cam kırıklarını beyin zarımın üzerinde taşımak ve onları oynatmadan son derece hesaplı düşünmek zorundayım.”
Sayfa 335·Kitabı okudu
“Zaten bilinçaltımda pek bir şey kalmadı albayım, ne var ne yok hepsi tükendi.” “Canım öyle şey olur mu?” dedi Hüsamettin Bey. “Olur albayım. Aslında dış yaşantılarım çok fakir olduğu için, herkesin büyük bir titizlikle sakladığı bilinçaltı zenginliklerimi açıkça ve utanmazca kullanarak bitirdim.”
Sayfa 334·Kitabı okudu
“Bütün güçlük, bir tane Hikmet olmasından doğdu.”
Sayfa 334·Kitabı okudu
Reklam