Günaydın, tünaydın, iyi akşamlar veya iyi geceler...
Kitabı bir süredir bekletiyordum almama rağmen, çünkü bu aralar hiç kitap okuyasım yoktu, ancak keşke daha önce okusaymışım! O kadar güzel bir kitaptı ki. Ana karakterimizi çok beğendim, plot twist çok iyiydi!! Aslında belliymiş ama ben dikkat etmemiştim hiç. Çok ama çok güzel, genç fantastik kurguydu. Fantastik kitapları özlemişim. Kesinlikle öneririm.
Spoiler!!
Ana erkek karaktere başta herkes kıl oldu bence, sonradan düzeldi ama bir tık güçsüzdü. Neyse kadın karakterimiz yeterli bence. Ay annesini görür müyüz diğer kitapta acaba? Çok merak ediyorumm. Okuyup göreceğizz...
Günaydın, tünaydın, iyi akşamlar veya iyi geceler...
Spoiler olmayacak!
Bu kitabı aramızda su zehirlenmesi hakkında bir konu geçmesi sonucunda felsefe öğretmenimin önerisiyle aldım. Kitapta bir psikiyatristin görmüş, geçirmiş olduğu sıra dışı vakalar yer alıyor. Başlarda hiç tahmin edemeyeceğim hastalıklar gördüm fakat sonradan biraz sıktı beni. Ben daha çok hikayeli, bir konusu baş rolü vs. olan kitapları seviyorum galiba çünkü ne zaman bu tür kitaplar okusam reading slump'a giriyorum.
Kitap güzeldi. Psikiyatrist olmak isteyenler için bir sürü bilgi vardı ve şaşırtıcı vakalar vardı. Psikiyatristlerin aralarında geçen dark mizah da beni güldürdü. Daha fazla olsaydı çok daha fazla keyif alabilirdim fakat dediğim gibi, bu tür kitaplar beni pek sarmıyor. Yine de okunur.
Günaydın, tünaydın, iyi akşamlar veya iyi geceler...
Çok seviyorum bu seriyi canlar. Joey'i ve Aoife'yi çok beğenmiştim 13'ü Bağlamak serisinde. Bu kitapta onları doya doya okumak hem tatlıydı hem de üzücü.
Spoiler Olacak!
Ahh vahh demekten inanın bir türlü okuyamadım. Ağlama molalarım çok uzattı kitabı. Joey her uyuşturucu kullandığında "yapma çocuummm, etme çocuuumm..." diye diye sümküre sümküre ağladım. Ah Joey.. ebeveynlerin nasıl bir sevap işlediler de sen onların çocuğu olarak dünyaya geldin?
Joey'in çocuklarla olan ilişkisi, hem abiliği hem babalığı, Sean'in hep Joey'e "baba" demesi... Kalbiiiimmmm kalbimmmmm... Joey, the man you are!!!
Aoife peki? Sen şaka misun kızım!! Girlboss, harika bir karakter. Tam bir kraliçe! Bayılıyorum kendisine. Joey ile aralarındaki aşk, onu uyuşturucuyu bırakması için ikna etmeye çalışması, her şeyiyle sevip kollaması... Dayanamıyorum arkadaşlar...
Asıl olaylar ikinci kitapta olacak gibime geliyor. Yakın zamanlarda Martı Yayınları kitabın kapağını duyurdu. Çok heyecanlıyım. İlk cilt kötü bir yerde bitmediği için mutluyum çünkü öyle bitmesinden çok korkuyordum. Umarım ikinci kitap da iyi bir yerde biter... Yoksa kalbim kaldıramayacak.
13'ü Saklamak kitabının incelemesinde de şöyle yazmışım;
"Aoife ve Joey... Ağladım, ağladım. Salya sümük ağladım. Joey, neden nedenn?! Neden uyuşturucuya başladın canım oğluşum... Ah ah, Aoife'm... Senin gibi sevenler kaldı mı be? İkinizin de alınlarından öpüyorum."
Kitabın özetidir mesela.
Günaydın, tünaydın, iyi akşamlar veya iyi geceler…
Okuduğum ilk şiir kitabı oldu. Lisede yakın zamanda katıldığım bir edebiyat çalıştayının şiir komitesindeydim. Bu kitabı okuyup inceleyip notlar alıp orada 15-20 kişi şiirlerden bir sürü anlam çıkarıp Orhan Veli’nin “Aşk Resmi Geçidi” şiirinin boşluklarını doldurup kendimiz bir eser çıkartmaya çalıştık ve en çok bu eserin üzerinde durduk. Orhan Veli, kitaplarında sade, tatsız tuzsuz bir dil kullanan bir şair. Bana göre çoğu şiirinde kadınları bir nesne gibi göstermiş, objelikten öte insanlıklarını dile getiren şiirleri bir elin parmak sayısını geçmemiştir. Kendisinin iyi bir şairden çok uzak olduğunu düşünüyorum. Bazı şiirlerini çok sevdiysem bile çoğu şiiri gözümde kendisini batırdı. Keşke başka bir yazarı tanısaydık.
Önermiyorum.