Dünyayı bana ve benim gibilere karşı döndüren nedir? Bunu sorarım ben. Bu soruyu sorarken elimde avucumda tutacak yanıtlar bulma lüksüm yok. Ben bu soruyu sorarken, hiçbir şey yok, bir şey araştırıyor değilim; cilt cilt kitaplar sesimden çaresizlik fışkırıyor.
Gökyüzü, gökyüzündeki ay, yıldızlar ve güneş; bunların hiçbiri tarihin büyüsü altında değildi, bunlar ne onun ne benim ne de bir başkasınındı.
Ah, böyle bir şeyin bir parçası olmak, tarihin dışında kalan, insan elinin dalgasını, insan kalbinin atışını, insan gözünün bakışını, insanın arzularını yadsıyabilen bir şeyin bir parçası olmak yok mu!