Yalnızca kendim olmaya indirgenmiş olarak, kendi tözümden beslendiğim doğrudur, ama bu töz tükenmiyor ve her ne kadar kafamda hiçliği evirip çeviriyorsam ve kurumuş hayal gücüm, sönen fikirlerim yüreğimi artık besleyemiyorsa da kendi kendime yetiyorum.
Dünyanın gürültüsü patırtısı beni serseme çeviriyor, yalnızlık sıkıyordu, durmadan yer değiştirmek gereksinimi duyuyor ve hiçbir yerde mutlu olamıyordum.
Her şeyin sıkıntı, zorunluluk, görev olduğu toplumsal yaşama hiçbir şekilde uygun değildim,aralarında yaşamayı isteyecek birinin kabul etmesi gereken sınırlamalara boyun eğmek, benim bağımsız doğama göre değildi.
Elde ettiği güçle insanlığın üzerine çıkanlar, insanlığa özgü zayıflıkların üzerinde olmalıdırlar, yoksa bu güç fazlalığı onu diğer insanların, hatta bu güce sahip olmadan önceki kendisinin bile altına indirirdi.