Kimseden nefret edemeyecek kadar kendimi seviyorum. Birilerinden nefret etmek, varlığımı sınırlamak, daraltmak olurdu, oysa ben onu tüm evreni kapsayacak kadar genişletmek istiyorum.
Benim için yarın acı çekeceğimi bilmenin önemi yoktur, bugün acı çekmemek rahat olmama yetiyor, öngördüğüm dertlerden değil, yalnızca hissettiğim dertlerden etkilenirim, bu da onların etkilerini çok azaltır.
Önüne geçilmez bir özlem sürüklemekte beni her yana,
O zaman hiçbir şey kalmıyor elimde bitmeyen gözyaşından başka.
O halde kaynayın sürekli olarak ve akın, durmak nedir bilmeden -
Ama olanaksız yatıştırmak içimdeki ateşi!
Daha şimdiden zorla yükselmekte göğsümde -
Ölümle yaşamın birbirleriyle acımasız savaştıkları yerde.
Bedenin acılarını dindirmek için şifalı otlar var elbette;
Oysa ruhta eksik olan, kararlılık ve irade.
Kendi kendinin mutluluğuna engel olmak yolunda insan, fevkalade beceriklidir; ve bir felakete ne kadar az dayanacak durumda ise, kendini o kadar buna alıştırmağa güçlü görünüyor.
Acaba iyi bir şey olacak mı? Hayır, dedim kendi kendime. İyi şeyler birdenbire olur; bu kadar bekletmez insanı. Sürüncemede kalan heyecanlardan ancak kötü şeyler çıkar. Ya da hiçbir şey çıkmaz.