Günlük

André Gide
Çevirmen:
Fuat Pekin
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Her eser yazarını içinde saklar!
8/10
·288 syf.··
2020 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2020 22:30
André GideAndré Gide, 19. yüzyıl Fransız edebiyatının en önemli isimlerinden biri. Roman, hikâye, şiir, deneme, tiyatro, otobiyografi, anlatı, gezi yazısı, inceleme gibi edebiyatın hemen hemen tüm alanlarında eserler veren Gide, 1947 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi oldu. Gide edebiyatın birçok alanında eserler vermenin yanında bir de “GünlükGünlük” tutmuş. • • • Gide’nin günlüğünü okurken geçmişte yazarlar, şairler, tarihçiler ve devlet adamları başta olmak üzere birçok insanın tuttuğu günlükleri düşündüm. Acaba insanlar neden ve niçin günlük tutarlar? Bu soruyu bugüne kadar farklı boyutlarıyla derinlemesine irdelemediğimi fark ettim. Gide’nin günlüğünü okuduktan sonra bu günlüklerin insan yaşamında birçok işlevinin olduğunu anladım. • • • Sosyolog Erving Goffman, günlük yaşamı bir tiyatro oyununa benzetiyor.¹ Nasıl tiyatro oyunlarının bir “ön sahnesi”, bir de “arka sahnesi” var ise insanların da diğer insanlarla etkileşimlerini ve ilişkilerini düzenlerken “ön sahne”leri ve “arka sahne”lerinin olduğunu ifade ediyor. Çoğu zaman “ön sahne”de kişisel vitrinimizi, giyimimizden, ifade biçimimize, jest ve mimiklerimize, olay ve hadiselerle ilgili gerçek duygu ve düşüncelerimize kadar, insanların hoşuna gidebileceği şekilde düzenleriz. Olay ve hadiselerle ilgili gerçek duygu ve düşüncelerimizi ise “arka sahne”de yaşarız. • • • Öyle zamanlar olur ki günlük yaşamımızda içimizde iz bırakan olay ve hadiselerle ilgili duygu ve düşüncelerimizi “ön sahne”de dostlarımızla dahi paylaşamayız. Çoğu zaman “arka sahne”de, yani kendimizle baş başa kaldığı zamanlar yine kendimizle konuşuruz. Böylesi zamanlar da günlük tutmak, insanın, başta kendi kendisiyle bir konuşması; yerine göre kendi kendini hesaba çekmesi; yerine göre belirlediği amaç ve hedeflere göre disipline etmesi; yerine göre de bir
Edebiyat
GünlükAndré Gide · MEB · 1989230 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
Beğendi
·
2019 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2019 10:03
Fransız yazar Andre Gide'ın MEB Yayınları'nın Dünya Edebiyatından Seçmeler serisinin 1993 yılı basımlı "Günlük" eserini severek okudum. Bazı yazarlar bu işi başarabiliyormuş dedirtti bana. Hiç sıkılmadan, hikaye okur gibi bir çırpıda okutturdu kendini. "Ah düşüncem sadeleşebilseydi! Bazen bütün bir sabah, bir şey yapamadan her şeyi birden yapmak istemenin korkunç ıstırabı içinde kıvranıp duruyorum. Öğrenme isteği; benim için en korkunç eğilimdir. Şurada önümde, hepsini birden okumağa başladığım yirmi kitap var." (Sayfa 41) "Benim için bir kitap okumak, yazarı ile baş başa on beş gün ortadan kaybolmak demektir." (Sayfa 106) "Edebiyatçı olmadan önce tabiatçı idim ve tabiat serüvenleri bana romanlardakinden daha çok şey öğretti." (Sayfa 142)
GünlükAndré Gide · MEB · 1989230 okunma
7/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2017 78. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2017 10:20
Günlük ;hemen hemen çoğu insanın hayatında bu tür bir deneyimi yaşadığı ve bazılarının bunu kitap haline getirdiği bir derleme tarzı bu kitapta da farklı deneyimler elde edilebilir.
GünlükAndré Gide · MEB · 1989230 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2020 34. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2020 14:48
Klasikleşmiş günlük kavramından uzakta. O kadar dile pelesenk olmuş bir kelime, kavram ki çoğu kişinin çocukça bulduğu bir olay günlük tutmak. Oysa bugün şunu yaptım, o bana bunu yaptı demelerinin yanı sıra iç kargaşadan, insanın kendi hislerinin kaosundan bahsetmesi gerek birinin. Gide tam olarak bunu yapmış. Günlükten ziyade bazı noktalarda felsefi olarak bile oturup düşünmeye itebilecek, her insanın kıyısından köşesinden yaşadığı karmaşaları bize yansıtmış.
Edebiyat
GünlükAndré Gide · MEB · 1989230 okunma
9/10
·288 syf.··
2023 30. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2023 17:17
Art arda iki eserini okuduğum Gide'nin karma bir incelemesi aslında bu yazdıklarım. Bir Günlük bir de Dünya Nimetleri arasında gidip gelirken sanki başka yazarların kitaplarını okuyormuşum gibi hissettim:)) Andre Gide 'nin günlüğünü pek beğendim. Yazarın bu yönünün olacağını tahmin etmezdim. "Dünya Nimetleri"nde sorumsuz, uçarı ve dünyaperest; Günlük de ise daha içten, daha akıllı uslu bir yazarla karşılaştım. Demek ki insan günlük yazarken daha samimi oluyor. Kalbinin sesini aktarıyor yazıya. Büyük laflar etme gereği duymadan acılarını, kusurlarını döküveriyor ortaya. Dünya nimetleri farklı zamanlarda yazılmış iki kitaptan oluşmuş. Tuhaf bir etkisi oldu bende. Okuru yormayan yalın bir dili var. Okurken düşünmek isteyenlere Dünya Nimetleri'ni, samimi bir hava isteyenlere ise Günlüğü tavsiye ederim. Keyifli okumalar
GünlükAndré Gide · MEB · 1989230 okunma
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2019 347. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2019 21:06
Andre Gide’in Günlük’ünü Mİlli Eğitim Bakanlığı Yayınlarından (1990) Fuat Pekin çevirisinden yaklaşık 30 yıl sonra yeniden okudum. Altını çizdiğim yerleri paylaşayım istemiştim. Fark ettim ki bir çok sözünü ezberlemişim ve onca yıla rağmen unutmamışım. Bendeki etkisi bu kadar derin olan bu yazarın romanlarını da okumuştum. Ancak günlükler bir yazarın adeta mutfağı veya arka bahçesidir, okuyucusuyla sohbet etmesidir. Bu açıdan en sevdiğim yazı türleri arasındadır. Eğer günlük ve aforizma seviyorsanız bu kitabı mutlaka okuyun.
Edebiyat
GünlükAndré Gide · MEB · 1989230 okunma
6/10
·288 syf.··
2018 55. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2018 14:33
Modernizm hareketleri Rönesans’la başlamış ve Ortaçağ’ın din merkezli düşüncesine ve bu düşüncenin etkilerine isyan etme, karşı koyma şeklinde kendini göstermiştir. Modernizm, var olan kültürün artık bir kenara atılması gerektiğini ve yeni bir kültüre ihtiyaç olduğu düşüncesini benimser.
1000Kitap
GünlükAndré Gide · MEB · 1989230 okunma
7/10
·258 syf.··
Beğendi
·
2017 79. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2017 08:48
Günlük ;hemen hemen çoğu insanın hayatında bu tür bir deneyimi yaşadığı ve bazılarının bunu kitap haline getirdiği bir derleme tarzı bu kitapta da farklı deneyimler elde edilebilir.
GünlükAndré Gide · Mercek Yayıncılık · 2003230 okunma

Yazar Hakkında

André GideYazar · 40 kitap
André Paul Guillaume Gide (22 Kasım 1869 Paris - 19 Şubat 1951 Paris) Fransız yazar. 1947 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. Gide, 22 Kasım 1869 tarihinde Paris, Fransa`da dünyaya geldi. Babası Protestan ve köylü kökenli, annesi Katolikti. 8 yaşında Paris'te Alsace Okulu'na gönderildi. Sık sık hastalandığı için öğrenimi kesintiye uğradı. Gide henüz 11 yaşındayken (1880) Paris Üniversitesi`nde hukuk profesörü olan babasını kaybetti. Ailedeki kadınların etkisi ve annesinin katı otoritesi altında büyüdü. 1889'da okuldan mezun oldu. Yaşamını yazarak geçirmeye karar verdi.Yazı hayatına 1891’de 21 yaşındayken yayımladığı André Walter'in Günlükleri(Les Cahiers d'André Walter) ve Narsis Üstüne İnceleme ile başladı. Ama ikisi de başarısız bulundu. 1893'te Kuzey Afrika gezisine çıktı. Arap dünyasının tümüyle farklı değerleriyle tanıştı. Fransa'ya döndüğünde oradaki katı Victorya dönemi yaşantısının olumsuzluklarından rahatsız oldu. 1894'te tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Burada Oscar Wilde ve Lord Alfred Douglas'la tanıştı. Onların yüreklendirmesiyle baskı altında tuttuğu eşcinselliğini kabul etti. Annesi hastalanınca Fransa'ya döndü. 1895'te kuzeniyle evlendi. 1896`da Normandiya`da bir komüne belediye başkanı oldu. 1908`de bazı seçkin yazarlarla birlikte Nouvelle Revue Française adında bir edebiyat dergisi kurdu. 1916`da 16 yaşındaki Marc Allégret ile sevgili oldu. Marc Allegret ile eşcinsel ilişkisi ailesinde huzursuzluk yarattı. Eşi Gide'nin kendisine yazdığı mektupları yok etti. I. Dünya Savaşı yıllarında Kızılhaç ile gönüllü insani kuruluşlarda çalıştı. 1923'te ilk feministlerden ünlü Elizabeth van Byyselberghe ile olan yasak ilişkisinden tek çocuğu kızı Catherine doğdu. 1924 yılında Corydon adlı homoseksüelliği savunan bir kitap yayımladı, fakat eser ilk etapta kınandı. 1925'te Fransız Ekvator Afrikası'na gitti. Burada gördüklerinden de etkilendi. Dönüşünde sömürgeciliği eleştiren yazılar yazdı. 1925 yılında yayımladığı Kalpazanlar Gide`nin en önemli eserlerinden biri olarak görülür. 1926`da otobiyografik eser olan "Si le grain ne meurt"u yayımladı. Komünizme ilgi duydu. 1936'da büyük umutlarla gittiği Sovyetler Birliği'nden hayal kırıklığı ile döndü. 1938'de eşini kaybetti. II. Dünya Savaşı'nın başlamasından sonra 1942'de tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Savaşın sonuna kadar burada yaşadı. 1947'de Oxford Üniversitesi'nden "Edebiyat Doktoru" unvanı aldı. Aynı yıl Kasım ayında da Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi oldu. 19 Şubat 1951'de yaşamını yitirdi. Yaşamı boyunca toplumsal ve bireysel ahlakın en önemli ölçütünün, bireyin içtenliği ve kendisini tanıması olduğunu savundu. Edebi, siyasal ve toplumsal sorunlara karşı hoşgörülü bir tutum benimsedi. Genel ahlak anlayışının karşısında bireysel özgürlüklerin savunucusu oldu. Ama aynı zamanda 19'uncu Yüzyıl Fransız edebiyatının en önemli hümanist ve ahlakçı yazarı olarak tanındı. Düşüncelerindeki bütünlük ve soyluluk, üslubundaki arılık ve uyumla Fransız edebiyatının saygın isimleri arasında yer aldı. Katolik kilisesi André Gide'in eserlerini 1952 yılında Yasak kitaplar listesi'ne koymuştur.