Kitap
Günlük

Günlük

OKUYACAKLARIMA EKLE
7.7
35 Kişi
121
Okunma
45
Beğeni
2.836
Gösterim
288 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 8 sa. 10 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · MEB · 1989 · Karton kapak · 9789751100607
Orijinal adı
Journals
Diğer baskılar
Günlük
Günlük
Günceden Seçmeler
1890 Kasımın Sonu Bu deftere yeniden gerçekten samimi notla yazmaya başlamadan önce, tıka basa dolu beynimde, öyle bir ayaklama, bir temizlik yapmam gerekir ki, bütün bu tozları kıpırdatmak için her gün kabaran tecessüslerimin biraz durulacağı ve biricik tasamın kendini yeniden keşfetmek olacağı, uzun boş saatler, sürekli bir nezle, bir nakahat beklemekteyim. (Kitabın İçinden)
7.7
10 üzerinden
35 Puan · 10 İnceleme
n@lkan
Günlük'ü inceledi.
288 syf.
·
3 günde
Her eser yazarını içinde saklar
Andre Gide, 19. yüzyıl Fransız edebiyatının en önemli isimlerinden biri. Roman, hikâye, şiir, deneme, tiyatro, otobiyografi, anlatı, gezi yazısı, inceleme gibi edebiyatın hemen hemen tüm alanlarında eserler veren Gide, 1947 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi oldu. Gide edebiyatın birçok alanında eserler vermenin yanında bir de “Günlük” tutmuş. • • • Gide’nin günlüğünü okurken geçmişte yazarlar, şairler, tarihçiler ve devlet adamları başta olmak üzere birçok insanın tuttuğu günlükleri düşündüm. Acaba insanlar neden ve niçin günlük tutarlar? Bu soruyu bugüne kadar farklı boyutlarıyla derinlemesine irdelemediğimi fark ettim. Gide’nin günlüğünü okuduktan sonra bu günlüklerin insan yaşamında birçok işlevinin olduğunu anladım. • • • Sosyolog Erving Goffman, günlük yaşamı bir tiyatro oyununa benzetiyor. Nasıl tiyatro oyunlarının bir “ön sahnesi”, bir de “arka sahnesi” var ise insanların da diğer insanlarla etkileşimlerini ve ilişkilerini düzenlerken “ön sahne”leri ve “arka sahne”lerinin olduğunu ifade ediyor. Çoğu zaman “ön sahne”de kişisel vitrinimizi, giyimimizden, ifade biçimimize, jest ve mimiklerimize, olay ve hadiselerle ilgili gerçek duygu ve düşüncelerimize kadar, insanların hoşuna gidebileceği şekilde düzenleriz. Olay ve hadiselerle ilgili gerçek duygu ve düşüncelerimizi ise “arka sahne”de yaşarız. • • • Öyle zamanlar olur ki günlük yaşamımızda içimizde iz bırakan olay ve hadiselerle ilgili duygu ve düşüncelerimizi “ön sahne”de dostlarımızla dahi paylaşamayız. Çoğu zaman “arka sahne”de, yani kendimizle baş başa kaldığı zamanlar yine kendimizle konuşuruz. Böylesi zamanlar da günlük tutmak, insanın, başta kendi kendisiyle bir konuşması; yerine göre kendi kendini hesaba çekmesi; yerine göre belirlediği amaç ve hedeflere göre disipline etmesi; yerine göre de bir kâğıda yaşadıklarını dökerek rahatlaması; yerine göre de yaşadığı olay ve hadiseleri unutmamak için kayıt altına almasıdır. Günlük tutmak bu işlevleriyle aslında bir ayna görevi görür, kendimizi bütün çıplaklığıyla üzerinde seyredebileceğimiz yazılı bir ayna görevi… • • • Gide’nin “Günlük”ü, onu “arka sahne”de yaşadıklarıyla birlikte iç dünyasını tanıma adına çok önemli ipuçları veriyor bize. Özellikle, eserlerini kaleme alırken yaşadığı ruh haletini görmeye; etkilendiği yazarları, şairleri, filozofları tanımaya; günlük yaşamının nasıl geçtiğinden seyahatlerine ve etkilendiği kentlere; insanlara, topluma, doğaya, canlılara, dine, siyasete, savaşlara bakışına; yaşadığı umut ve umutsuzluklara kadar birçok konuda bilgi içeriyor günlüğü. • • • Andre Gide gibi, Franz Kafka’dan Virginia Wolf’a, Stefan Zweig’a, Albert Camus’a, Cemil Meriç’e, Oğuz Atay’a, Adalet Ağaoğlu’na, Cemal Süreyya’ya, Ömer Seyfettin’e kadar birçok yazarın eserlerini günlükleriyle birlikte okumanın, onların eserlerini üretirken “arka sahne”de neler yaşadıklarını anlayarak eserlerinden daha iyi yararlanmamızı sağlayacağını düşünüyorum. Zira her eser, aynı zamanda yazarının ve sanatçısının kimliğini, kişiliğini, karakterini, huyunu, mizacını, inançlarını, acılarını, umutlarını, yetiştiği kültürü ve coğrafyayı içinde saklıyor. Bu açıdan Gide’nin günlüğü bir seçkiden oluşmakla birlikte okunmaya değer diye düşünüyorum. ................................................................................. Not: Erving Goffman’ın konuyla ilgili görüşlerine ilgi duyan okurlar, “Erving Goffman, Günlük Yaşamda Benliğin Sunumu, çev. Barış Cezar, İstanbul: Metis Yayınları, 2016.” eserinden daha detay okuyabilirler.
Günlük
7.7/10
· 121 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
16
Melek Ceylan
Günlük'ü inceledi.
288 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
Puan vermedi
Fransız yazar Andre Gide'ın MEB Yayınları'nın Dünya Edebiyatından Seçmeler serisinin 1993 yılı basımlı "Günlük" eserini severek okudum. Bazı yazarlar bu işi başarabiliyormuş dedirtti bana. Hiç sıkılmadan, hikaye okur gibi bir çırpıda okutturdu kendini. "Ah düşüncem sadeleşebilseydi! Bazen bütün bir sabah, bir şey yapamadan her şeyi birden yapmak istemenin korkunç ıstırabı içinde kıvranıp duruyorum. Öğrenme isteği; benim için en korkunç eğilimdir. Şurada önümde, hepsini birden okumağa başladığım yirmi kitap var." (Sayfa 41) "Benim için bir kitap okumak, yazarı ile baş başa on beş gün ortadan kaybolmak demektir." (Sayfa 106) "Edebiyatçı olmadan önce tabiatçı idim ve tabiat serüvenleri bana romanlardakinden daha çok şey öğretti." (Sayfa 142)
Günlük
7.7/10
· 121 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
38
288 syf.
·
7 günde
·
Puan vermedi
Klasikleşmiş günlük kavramından uzakta. O kadar dile pelesenk olmuş bir kelime, kavram ki çoğu kişinin çocukça bulduğu bir olay günlük tutmak. Oysa bugün şunu yaptım, o bana bunu yaptı demelerinin yanı sıra iç kargaşadan, insanın kendi hislerinin kaosundan bahsetmesi gerek birinin. Gide tam olarak bunu yapmış. Günlükten ziyade bazı noktalarda felsefi olarak bile oturup düşünmeye itebilecek, her insanın kıyısından köşesinden yaşadığı karmaşaları bize yansıtmış.
Günlük
7.7/10
· 121 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
7
F.A
Günlük'ü inceledi.
288 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Andre Gide’in Günlük’ünü Mİlli Eğitim Bakanlığı Yayınlarından (1990) Fuat Pekin çevirisinden yaklaşık 30 yıl sonra yeniden okudum. Altını çizdiğim yerleri paylaşayım istemiştim. Fark ettim ki bir çok sözünü ezberlemişim ve onca yıla rağmen unutmamışım. Bendeki etkisi bu kadar derin olan bu yazarın romanlarını da okumuştum. Ancak günlükler bir yazarın adeta mutfağı veya arka bahçesidir, okuyucusuyla sohbet etmesidir. Bu açıdan en sevdiğim yazı türleri arasındadır. Eğer günlük ve aforizma seviyorsanız bu kitabı mutlaka okuyun.
Günlük
7.7/10
· 121 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
4