#EçadeQueiróz toplumsal reformlara kendini adamış, Portekiz'e natüralizm ve realizm akımını getiren 19. yüzyılın önde gelen Portekizli roman yazarıdır.
Eserleri bir çok dile çevrilmiş olan yazar, üniversitede hukuk eğitimi almış, kısa bir süre gazetecilik yaptıktan sonra diplomatik kariyerine başlamıştır.
1870'lerde toplumsal düzenin tutarsızlığını ve kötülüğünü eleştirerek kaleme aldığı, Portekiz'de edebiyat yoluyla toplumsal reformu sağlamaya çalıştığı ve adını duyurduğu ilk romanı Rahip Amoranın Günahı'nı yayınladı.Sırası ile, tutkunun ve trajik sonuçlarını acımasızca hiciv ettiği Kuzen Bazilio ve hiciv konusunda başyapıtı sayılan yozlaşan geleneksel bir ailenin çöküşünü anlattığı Maias yayınlanır.
Son romanlarında daha duygusal özellikler taşıyan yazar #ŞehirveDağlar adlı eserini görevi gereği Paris'te yazar. Burada konsolosluk görevini yaparken davranış ve fikirler açısından şehri çok kaba ve karanlık bulur, Portekiz'de miras kalan evlerinde geçirdiği zamanda ise buranın güzelliğinden etkilense de, çevresindeki insanların yoksulluğu dikkatini çeker. Tüm bu deneyimlerinden yola çıkarak şehir ve köy yaşamını hiciv sanatı ile süslediği bu eseri ortaya çıkar.
Romanın kahramanı Jacinto, Paris'te her türlü lüksün ve zevkin ortasında yaşayan ama tüm sahip olduklarına rağmen mutluluğu ve huzuru bulamayan iyi eğitimli bir idealisttir. Son teknolojiyi ile donattığı dairesinde 30 binden fazla kitabı arasında aradığını bulamayan Jacinto yedi yıl sonra sonra ziyaretine gelen arkadaşı Zé Fernandes ile atalarının kalıntılarının bulunduğu şapeli onarmak için Portekiz'deki kır malikanesine gider.
Zamanın ötesinde lüks eşyaları ile yola çıkan Jacinto nun kutuları trajikomik bir şekilde kaybolur. Kırsaldaki yoksulluk ve kayıp eşyalar onu hüsrana uğratsa da doğanın güzelliği
Şehir ve DağlarEça De Queiróz · Fihrist Kitap · 20249 okunma
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mola #GüldemŞahan ın kaleme aldığı hayatın akışına ayak uyduramayan, ana takılmış ve içinde sönmüş olan hayat ışığının karanlığında çırpınan Şafak karakterinin terapistinin tavsiyesi ile rahat nefes alabilmek için her şeyi bir kenara bırakıp verdiği üç aylık molada yaşadıklarını anlatıyor.
️"Ruhumdaki kırılganlığın ne zaman ve neden başladığına dair kesin bir fikrim yok. Büyük olasılıkla başlangıç noktası ile bilincine varmam arasında uzun ve kaotik bir süreç vardı."
Çocukluğundan kalan bir travmasının olmadığı söylese de kuralcı bir annenin ve katı kurallar karşısında sesini çıkaramayan bir babanın kızı olarak büyümüş, Şafak. Çocukluk anılarını ve yaşadığı olumsuzlukları güzelleştiren ise hep ona destek olacak bir ağabeyi olmasıymış. Tabii bir de masal gibi başlayan ilk kalp çarpıntısı.
Aşkı doruklarda yaşarken sevdiğinin hastalığı öğrenmesi, onu kaybederken yaşadığı hayal kırıklığı, yalnız başına kurduğu ev ve iş hayatı beraberinde derin bir depresyonunu da getirmiş.
️"Her şey gelir geçer ve siz kendinizle kalmaya devam edersiniz. Yani yanınıza kalansınızdır her zaman. Kendinizden kurtuluş yok. Bu nedenle kendinize daha çok şefkat ve merhamet gösterin. Affedici olun."
Yaşadığı panik ataklar ve yalnızlık ile mücadelesine ortak olan terapistinin tavsiyesi ile bu gidişe mola vermek isteyen Şafak iş yerinden üç aylık izin alır ve Kaş'da aile dostlarının yanında garson olarak çalışmaya gider. Artık o Şafak değil Ela'dır. Herkesin bir hikayesi olduğunu ve yorulduğunda verilen ufak bir molanın yeni heyecanlara kapı açtığı anlar.İşte hikaye tam da burada başlar...
@eksikparcayayinlari
@guldemsahan
@burcununseckileri ile okuyoruz
#mola #reklamdeğiltavsiye
MolaGüldem Şahan · Eksik Parça Yayınları · 202620 okunma
"Her şey gelir geçer ve siz kendinizle kalmaya devam edersiniz. Yani yanınıza kalansınızdır her zaman. Kendinizden kurtuluş yok. Bu nedenle kendinize daha çok şefkat ve merhamet gösterin. Affedici olun."