"Yıllardır bildiğim öğrendiğim bir şey varsa, çok acı çekerken başınıza başka bir şey gelirse şanslı olduğunuz. Çünkü bir acı ancak ve ancak başka bir acıyla unutulur."
"İnsan aşk yaşadığı yerde kalmamalı. Ayrıldıktan sonra haritadaki semtler adil bir şekilde taraflar arasında pay edilmeli. Karşılaşma ihtimali ortadan kaldırılmalı ya da bütün sokaklar saç örgüsü gibi birbirine bağlanmalı ki ayrılanlar bir an evvel karşılaşsın ve birbirini ne kadar özlediğini anlasın."
"Hiç zorla evlendirilmemiş, geç geldiği için azar yememiş, ödü koptuğu için âşık olmamış, bir yalnış yaparsa tüm ailesini kalpten kaybedeceğini düşünmemiş, etek boyu yüzünden ceza almamış, fındık kadar günahı örtmek için bir azizeye dönmeye çalışmamış birinin bana özgürlük teklif etmesini son derece aptalca buluyorum."
"Mesela kalbim kırılsın istemiyorum. Bununla nasıl başa çıkabileceğimi çok iyi bilmeme rağmen. Yani kime sorsan beni gösterir, öyle diyeyim. Yine de asıl mesele şu ki ben başa çıkmak istemiyorum."
"Elimize ne geçse tutmaya çalışıyorduk. Hayata tutunmaktan anladığımız buydu. Hayatta kalalım bize yeter. Müthiş incindiğimizi kimseler anlamasın diye sert görünmeye çalışıyorduk. Acayip hüzünlü olduğumuz sezilmesin diye neşeli davranıyorduk. Zayıflığımızın kokusunu almasınlar diye kabalaşıyorduk. Acı çektiğimiz duyulmasın diye insan içinde ağlamıyor, sade dizi izlerken ağlıyorduk. Ama hayatta kalmakta zorluk çektiğimiz apaçık ortadaydı. Gizleyemiyorduk."