"bence dünyadaki en üzücü şey yirmi beş yaşındaki birinin borsadan söz etmesi. ya da vergilerden. ya da emlak işlerinden, anasını satayım! kırkına geldiğinde zaten başka şey konuşmayacaksın. emlakmış! yeniden ipotek lafını ağzına alan bütün yirmi beşlikleri vuracaksın. sen aşktan, müzikten, şiirden söz et. bir zamanlar mühim bulduğumuzu unuttuğumuz şeylerden. sözümü dinle, her günü boşa harca."
arthur less gözyaşları içinde, oturduğu yerde hıçkırıyor ve ışıklar yandıktan sonra, yanındaki kadın ona dönüp, "hayatım, neler yaşadın bilmiyorum ama çok çok üzgünüm," diyerek less'i leylak kokulu göğsüne bastırıncaya kadar da sessizce ağladığını sanıyor. bir şey yaşamadım, demek istiyor kadına. bir şey yaşamadım. yalnızca broadway'de oyun izleyen bir eşcinselim işte.