çocukluğumda bana normal gelen cümleler elena'yı tanıdığımdan beri bana saldırgan ve şiddetli geliyordu, çocukluğum yeniden gözümün önünde canlanıyordu ve elena'yla tanıştığımdan beri, geriye bakınca bakınca tek görebildiğim bir yıkıntı ve şiddet alanıydı, sanki çocukluğumun şiddetini onu yaşadıktan on yıl sonra, şimdi deneyimliyordum.
alice walker, "on yedi yaşında üniversiteye gitmek için georgia'daki memleketimden ayrılışım, babamla aramdaki daimi-istikrarsız ilişkimin sonu oldu. matematiğe yetenekli, hikaye anlatma konusunda rakipsiz ama liseden sonra okumamış adam, kızının burjuva tarzını (yalnızca üniversitede okumasından dolayı) birdenbire, kurabileceğimiz her türlü ilişkinin önündeki bir engel, hatta korkunç bir engel olarak algılamaya başlamıştı. düşüncelerimi, onun algılayabileceğinden fazlasını gizleyen bir dilde ifade etmek bana acı veriyordu. ikimizin de istemediği bu ayrılık, yoksulluğun doğurduğu şeydir. adaletsizliğin tanımıdır," diye yazmıştı.