o zamanlar hiç hikâye bilmezdim, sadece babamın, üvey annemin ve benim olağanüstü basit hikâyemizi bilirdim, bu yüzden de gündüz düşlerimin bir şekli, bir hikâyesi yoktu. ama yürüdüğüm müddetçe gözümün ucuyla bir gedik, çitin öteki tarafına geçmemi sağlayacak bir açıklık arardım. kendime anlatacak bir hikâyem varsa o da buydu. büyük çitte bir boşluk vardır ve onu ben keşfederim.