tanımaya başlıyorum kendimi. ben yokum.
olmak istediğimle başkalarının gözündeki ben arasındaki boşluğum ben.
ya da o boşluğun yarısı, çünkü orada da hayat var...
sonunda ben oyum işte...
ışığı söndür, kapıyı kapa, son ver koridorda terliklerini sürüklemeye.
rahat bırak beni odamda tek başıma.
aşağılık bir yer bu dünya.
"biri iyi davrandığı sürece dünyanın geri kalanı için özünde iyiymiş kötüymüş fark etmiyor. hatta bana kalırsa tanrı, kötü olmasına rağmen iyi davranan birini daha çok seviyor bile olabilir."
"iyi-insan bulantısı," diye aklındakini söylemişti cyrus. bundan sonra hep böyle adlandıracaklardı onu.
ister evde ister barda olsun, bu lafları kimden çaldığını anımsamadan, "bir içki içersin önce, o içki kendine bir içki söyler, sonra da sen içkinin mezesi olursun!" diye gururla haykırırdı cyrus.